Bu saatin resmi: Duy sesimi; ben Edirne'yim!
Fotograf © edirneden.com
Kullanıcı Adı: Parola:  Hatırla
Üye değilseniz kayıt olmak için lütfen tıklayınız. Neden üye olmalıyım ?
SİTE HARİTASIFOTOĞRAF ALBÜMLERİ ANI DEFTERİ SON GÜNCELLEME: 04/09/2010
**** G İ Z L İ-64 **** Kaderi su yollarıyla çizilen Der-i Saadet
EDİRNE'DEN
EDİRNE HAKKINDA
EDİRNE TARİHİ
SELİMİYE CAMİİ
KIRKPINAR
II. BAYEZİD KÜLLİYESİ
ATATÜRK VE EDİRNE
EDİRNE SARAYLARI
EDİRNE CAMİLERİ
EDİRNE KÖPRÜLERİ
NEFAİS-İ PAYİTAHT
KARAAĞAÇ
SAROS KÖRFEZİ
MÜZELER VE ANITLAR
KÜLTÜR VE SANAT
EN İYİ 22
ULAŞIM VE KONAKLAMA
YEME İÇME EĞLENCE
İZ BIRAKANLAR
KİTAPLARDA EDİRNE
İRTİBAT REHBERİ
LİNKLER

Kaderi su yollarıyla çizilen Der-i Saadet

Su üstüne yazı yazılamazsa bile, bir şehrin kaderini belirleyen su yolları için söylenecek çok şey olduğu da gerçektir. Hele bir de konu Der-i Saadet’i üç koldan kucaklayan nehirlerse... Akan sular durur, sözcükler biter ve şehir dile gelir... Tunca’da süzülen kayıklarda sultanların sefası, Meriç’in kıyısında elleri göğe açılan çiftçinin duası, Arda boylarında yanık türkülerin ilham kaynağıdır Edirne’nin suları...

Sular şehri Edirne 
Fotoğraf © edirneden.com

Onlarca asırlık tarihini, başyapıt Selimiye’sini, çehresini şekillendiren yüzlerce güzide eseri geçin, bir an için hiçbirinin olmadığını düşünün; sırf sularıyla bile eşsiz bir şehirdir Edirne... Prof. Dr. Mehmet Altan'ın da dediği gibi: "Her şeyi geçin, sular yeter..."

Çünkü Edirne dört bir yanını saran sularla süslenen, rızkını bulmak için sulardan beslenen, adeta kaderi sularla çizilen bir şehir.


Meriç Nehri’nde günbatımı 
Fotoğraf © Behiç Günalan

Şehrin etrafında oynayan üç çocuğa benzer Tunca, Meriç ve Arda... Kah uslu uslu oynarlar, kah akıllarına yaramazlık düşen çocuklar gibi taşkınlık yaparlar.

Öyle ki, bazen korku salar bu taşkınlıklar insanların yüreğine. "Sular alıp götürecek Edirne’yi" tabiri sabitlenmiştir dedelerimizin, ninelerimizin düşüncelerine. Ve seyahatnamesinde yazmıştır asırlar önce Evliya: "Sonunda bu nehirler, Edirne’nin helakına sebep olacak" diye....

Yersiz de değildir bu korku. Tarih içinde nice defalar coşkun sularla şehrin içine kadar işleyen Tunca, Meriç ve Arda'nın taşkınlıkları, Osmanlı padişahlarını bile uykusuz bırakmış, gün olmuş, kurtulmak için alelacele şehirden uzaklara kaçmalarına sebep olmuştur...


Sular taşınca... 
Fotoğraf © Bülent Öniz

Gel gelelim, üç kardeşin yaramazlıklarından kaynaklanan bu korku, 1960'larda büyük bir set çektirilmesine sebep olmuştur Edirne ile suları arasına. O günden tezi yok, ne köşelerde buluşarak yüzyüze gelecekler, ne de duyacaklardır artık birbirinin seslerini... Yarinden ayrı düşen aşık misali, Edirne’nin suları hakkında duydukları, sadece gelip geçenin konuştuklarından ibaret kalacaktır ne yazık ki...

Ancak 10 yılda, 20 yılda bir meydana gelen taşkınlığın cezası, bu kadar acımasızca olabilir mi? Koskoca bir imparatorluğun saraylarına kıyı ve saltanat kayıklarına yol olmanın karşılığı, bu akıbetle sonsuza kadar yüzleşmek mi...

Kaldı ki onlar, o kolkola gezen üç kardeş, akıp giden su değiller ki sadece! Onlar Der-i Saadet’in hayat kaynağı, akşam üzerlerinin serin havası, en uzak sokaklarına kadar işleyen kokusu ve eşsiz bir tabloyu tamamlayan rengi değiller mi...

Anılarımız onlarla dolu değil mi? Ve nicelerinin şiirlerini onlar süslemedi mi:

"Elinden tutup yarinin,
 Buğulu gözlerini kapatıp ve boylu boyunca uzanmışken
 Dinlemelisin hicranlı Meriç’in sesini,
 Ki sevdiğini daha çok sevesin..."


Tunca’da kış 
Fotoğraf © Behiç Günalan

"Güzel" atfedilen kaç şehir vardır ki, kenarında deniz olmasın, içinden su geçmesin... Ve kaç şehir vardır ki, böyle bir zenginliği yanı başından akıp giderken, onunla bütünleşmesin, onsuz anılsın? Venedik, Paris, Viyana, Londra, Prag... Tüm bu şehirleri anlamlı kılan, Tuna, Sen, Thames ve diğerleri değil mi?...

Ya Edirne... Asırlardır üç kardeşin, Arda, Meriç ve Tunca’nın eşlik ettiği bu şehre ne demeli? Payına düşeni ne kadar alabiliyor Edirne bu suların taşıdığı zenginliklerden? Nehirleriyle buluşup, sularla kavuşup nasibini almaktan bu kadar uzak duruşu, sadece ve sadece Edirne’nin mütevaziliğinden mi...

Oturup, konuşup, dinleyip, hepsini anlamaya mı çalışmalı? Barajlar mı yapmalı? Bilim ve teknoloji çağında yaşadığımızla övünürken, daha verimli çözümleri tartışıp, aşıkla yarini ortak bir noktada mı buluşturmalı...

Nasıl olacaksa olmalı, bu hasret , bu çile, bu ayrılık bitmeli ve Edirne sularına kavuşmalı...




EDİRNE'NİN DİĞER YÖNLERİNİ KEŞFEDİN!

:: EDİRNE’DE GÖLLER :: EDİRNE KÖPRÜLERİ :: KARAAĞAÇ’TA GÖRÜLECEK YERLER
:: ULAŞIM VE KONAKLAMA :: OSMANLI DÖNEMİ ŞAİRLERİ :: TAHTAKALE HAMAMI





  Kaderi su yollarıyla çizilen Der-i Saadet
Gösterim Sayısı: 412
Son değişiklik Son değişiklik:  11/05/2005
KaynakçaKaynakça: edirneden.com / 2005 
Arkadaşına Gönder Bu konuyu arkadaşınıza göndermek için tıklayınız.
Yorum Yaz Bu konu hakkında yorum yazmak için tıklayınız.
  Ziyaretçi Yorumları

Bu konu hakkında ilk yorum yazan siz olun.

Su baskınında Saraçhane Köprüsü’nden II. Bayezid Külliyesi 
Fotoğraf © edirneden.com
Tunca’da kış 
Fotoğraf © Bülent Öniz
Su baskınında Tunca Nehri 
Fotoğraf © edirneden.com
Selimiye’den yansımalar 
Fotoğraf © Bülent Öniz
Akşam üzeri Gazi Mihal Bey Camii’nden Tunca Nehri’ne yansımalar  
Fotoğraf © Bülent Öniz
Gün batımında Gazi Mihal Bey Camii 
Fotoğraf © Bülent Öniz
Tunca Nehri’nde kış 
Fotoğraf © Behiç Günalan
Meriç Nehri’nde sabahın ilk saatleri 
Fotoğraf © Bülent Öniz
Tunca Nehri’nde sonbahar 
Fotoğraf © edirneden.com
Suya yansıyan şehir 
Fotoğraf © Bülent Öniz
Tunca Nehri 
Fotoğraf © Bülent Öniz
Tunca’da günbatımı
Fotoğraf © Bülent Öniz
15 Nisan 2005 tarihinden beri görüntülenen sayfa adedi: 558584
Kullanım Koşulları