Edirne'ye bereket taşıyan nehirlere kurdela gibi yakışan, adlarına türküler yakılan taş köprüler, eski başkent Edirne'nin kendine özgü tarih dokusuna ayrı bir anlam katar... Kah fotoğraf karelerinin tamamlayıcısıdırlar, kah el ele yürüyen aşıkların romantizm kaynağı...
Edirne Köprüleri
Edirne, camiler kenti olmasının yanı sıra aynı zamanda bir köprüler kentidir. Tarihi niteliği olan kagir köprülerden biri hariç tümü ayakta kalarak günümüze ulaşabilmiştir.
Edirne şehri, Meriç, Tunca ve Ergene nehirlerinin suladığı bereketli topraklar üzerine kurulmuştur. Bu nehirler ve taşan suların oluşturduğu nehir kollarının üzerinde olmak üzere, 11 adet kâgir köprü inşa ettirilmiştir. Bunların Tunca nehri ve kolları üzerindeki 9 kagir köprünün 8 adedi günümüze ulaşmış, bir tanesi (Seferşah Köprüsü) ne yazık ki yol yapımı esnasında doldurularak (!) ortadan kalkmıştır.
Diğer iki köprüden biri Meriç nehri üzerinde, bir diğeri de Ergene nehri üzerinde (Uzunköprü) günümüze ulaşmıştır. Bugün halen kullanılır haldedirler.
Tunca, Meriç ve Ergene nehirleri üzerindeki kagir köprüler
Kuzeyden gelen Tunca nehri Sarayiçi mevkiinden hemen önce iki kola ayrılır. Şehrin Sarayiçi ile bağlantısını sağlanması için her iki kol üzerine iki ayrı köprü yaptırılmıştır. Bunlardan ilk kol üzerinde Kanuni Sultan Süleyman tarafından inşa ettirilen Kanuni Köprüsü(diğer adıyla Saray Köprüsü) yer alır.
İkinci kol üzerinde ise Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Adalet Kasrı yanındaki Fatih Köprüsü (diğer adıyla Cephanelik Köprüsü) bulunur.
Bu köprülerden geçen Tunca Nehrinin her iki kolu birleşir ve suları yaklaşık bir kilometre sonra bir başka köprü ile karşılaşır, bu köprü Sultan II.Murat ve Fatih Sultan Mehmet dönemi vezirlerinden Şehabeddin Paşa tarafından yaptırılan Şehabeddin Paşa Köprüsü (bugün bilinen adıyla Saraçhane Köprüsü)'dür.
Bir miktar daha yol alan Tunca nehri yine iki kola ayrılır. Edirne'yi Sultan II. Bayezid Külliyesi'ne bağlayan bu iki köprüden ilki Sultan II. Selim tarafından Mimar Sinan'a inşa ettirilen Yalnızgöz Köprüsü'dür. İkinci kol üzerinde ise Sultan II. Bayezid tarafından Külliye ile birlikte yaptırılan II.Bayezid Köprüsü yer alır.
Tunca nehri üzerindeki bundan sonraki geçit olarak ise Edirne'nin ilk kagir köprüsü olan, akıncı beylerinden Gazi Mihal Bey için yaptırılan Gazi Mihal Köprüsü yer alır. Tunca'nın taşan sularına karşılık olarak Gazi Mihal Köprüsü'nün devamı niteliğindeki iki köprüden Seferşah Köprüsü Kapıkule yoluna dolgu olmuş ve günümüze ulaşamamıştır. Diğer köprü olan Yıldırım Köprüsü ise çoğu işlevini yitirmiş olsa da günümüzde kullanılmaya devam etmektedir.
Tunca Nehri üzerindeki son köprü, Ekmekçioğlu Ahmed Paşa Köprüsü veya Tunca Köprüsü olarak bilinir. Diğer bir ismi de Eski Köprü'dür. Edirne Karağaç bağlanısını sağlayan köprülerden ilkidir.
Meriç nehri üzerinde yer alan tek köprü ise Sultan II. Mahmut zamanında başlanan ve Sultan Abdülmecid zamanında bitirilen Meriç Köprüsü'dür.
Edirne'nin en göz alıcı köprüsü ise Uzunköprü ilçesindeki Uzunköprü veya eski adıyla Ergene Köprüsü'dür. II. Murat'ın yaptırdığı kagir Ergene Köprüsü'nün dünyanın en uzun ikinci taş köprüsü olduğu ifade edilmektedir.
Günümüze ulaşmayan Edirne köprüleri
Seferşah Köprüsü
Edirne köprüleri içinde günümüze ulaşmayan tek kagir köprü Seferşah Köprüsüdür. Gazi Mihal Köprüsü ve Kemankeş Mustafa Paşa Köprüsünden taşan Tunca nehrinin sularını akıtmak üzere, Seferşah Camii yanına yapılan iki gözlü bir köprüdür. III. Mehmed tarafından yaptırılan bu köprü ne yazık ki E5 karayolunun altında kalmıştır. Karayolları bu köprü yatağını doldurarak köprüyü ortadan kaldırmıştır.
Zaman içinde bu kagir köprüler dışında başka birkaç ahşap köprü daha vardı. Bunlar özellikle Sarayiçi ile Tavuk Ormanı diye bilinen bölgeyi birbirine bağlayan köprülerdi. Bu köprüler, Tavuk Ormanı'nın kuzeyindeki Topçular Köprüsü, Bostancıbaşı Kasrı civarında Sepetçiler Köprüsü ve Tavuk Ormanı içerisinde Değirmen Köprüsü'dür. Bu köprüler ahşap olarak inşa edilmiş, zaman içinde ne yazık ki yok olmuşlardır.
EDİRNE KÖPRÜLERİ
Gösterim Sayısı: 3677
Son değişiklik:
20/06/2005
Bu konuyu arkadaşınıza göndermek için tıklayınız.
Bu konu hakkında yorum yazmak için tıklayınız.
Yorum yazabilmek
için siteye giriş yapmalısınız.
Ziyaretçi Yorumları
Bu konu hakkında ilk yorum yazan siz olun.
15 Nisan 2005 tarihinden
beri görüntülenen sayfa adedi:
561872