Ayşe Kadın Camii

Edirne'nin Ayşe Kadın denilen en meşhur semti, bugün de, kurucusu olan Çelebi Mehmet'in kızı Ayşe Hatunun adını taşımaktadır.

14
Görüntülenme
Ayşe Kadın Camii | 2005 | Fotoğraf © edirneden.com

Ayşe Kadın semtinde, eski İstanbul yolu üzerinde, Düz Kaldırım Caddesi’ndedir. Çelebi Sultan Mehmet’in kızı Ayşe Hatun tarafından 1468 yılında yaptırılmıştır. Yapının çeşmeleri ise kışın abdest almak için ateşle ısınır şekilde yapılmıştır. Musluklarını ısıtmak için, 1647 yılında bir kazan inşa ettirilmiştir .

Giriş aralığını örten basık kemerin hemen üzerinde, dört satırlık Arapça inşa kitabesi bulunmaktadır Kitabesinin Türkçesi şöyledir:

“873 yılı, Muharrem ayının başında tamamlanan (yapıyı) Şehinşah Bayezid Han oğlu Sultan Mehmet kızı Ayşe Hatun inşa ettirdi.”

Bu eseri yaptıran Ayşe kadın Hatun, Hayrabolu’da dokuz göz dükkân ile bir hamam, Üsküp’te on göz dükkân ile bir hamam ve Yarhisar’ın Zekeriya Köyü’nü vakfetmiştir.

Mimarisi

Caminin, kuzey cephesi dışında kalan üç cephesinin aynı düzende inşa edildiği dikkati çekmektedir. Her üç cephede de, üç sıra halinde düzenlenmiş yedi pencere açıklığı bulunmaktadır. Pencerelerinin, sivri kemerli alınlıkları vardır.

Yapının, iki bölümden oluşan gövdesinin alt kesimi kübik; üst kesimi ise sekizgen prizma şekillidir . Her iki bölüme de birer saçak yapılmıştır.Kaytan bir silme dizisinden oluşan saçak, harim ve kasnak duvarlarını çepeçevre dolanmaktadır. Harimin duvarları düzgün kesme taşlarla kaplıdır. Harimin güney cephesinin doğu köşesine, yukarı doğru daralan bodur bir payanda inşa edilmiştir.

Harimin kuzeyinde, ahşap bir kırma çatıyla örtülü, ahşap camekânlı bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Doğu duvarı düzgün kesme taşlarla inşa edilmiştir.

Harimin batı duvarının kuzey ucunda minare yer almaktadır . Minare girişinin üzeri yuvarlak bir kemerle örtülüdür. Kürsünün her bir kenarı üzerinde, dıştaki dikdörtgen şekilli; içteki ise Bursa kemerli iç içe iki çökertme bulunmaktadır. Pabucun üzerinde, bezemesiz birer gülbezek vardır. Bir kaval silme, pabuç ve gövdeyi birbirinden ayırmaktadır. Şerefenin hemen altında da bir kaval silme mevcuttur. Şerefe korkulukları sadedir. Gövde içbükey yivlidir.

Eserin kuzey cephesi üzerinde, iki pencere arasına yerleştirilmiş bir dış mihrap; cephenin batı ucunda ise taçkapı yer almaktadır .

Bu duvar üzerindeki pencerelerin sivri kemerli birer alınlığı vardır. Alınlık kemerlerinin üzeri, kalem işi kıvrım dallar ve doğal görünümlü çiçek motifleriyle bezenmiştir. Bezemelerde, kırmızı, mavi, sarı ve kahverengi kullanılmıştır. Dış mihrap, kaytan silmelerle çerçevelenmiştir. Alınlık üzerinde iki kabartma gülbezek mevcuttur. Altı kenarlı mihrap nişi mukamaslı bir kavsarayla örtülüdür.

Taçkapı ana nişinin mukamaslı kavsarası(Kemer ve tonozların içbükey bir yüzey meydana getiren iç kalınlıklarına verilen ad ) basık ve yüzeyseldir . Kavsara köşeliklerinde, kıvrım dallar ve doğal görünümlü çiçeklerden oluşan kırmızı, mavi ve kahverengi kalem işi süslemeler görülmektedir.

Mihrap tepeliğinde, ters/yüz palmetlerden oluşan bir şerit görülmektedir. Çerçeve üzerindeki şeritlerden en dıştaki, bir zencirek motifiyle süslüdür.