Evliya Kasım Paşa Camii

Tunca nehrinin hemen yanında Edirne camileri içerisinde belki de en iç açıcı konuma sahiptir. Ancak cami şu anda harap halde ve restorasyon için beklemektedir. Ama zaman zaman gelen su baskınları bu açıdan soru işaretleri oluşturmaktadır.

56
Görüntülenme
Evliya Kasım Paşa Camii | 2005 | Fotoğraf © edirneden.com

Fatih ve II.Bayezid devri vezirlerinden olup, 1483’de İshak Paşa’nın yerine Vezir-i Azam olmuştur. Evliya Kasım Paşa olarak da anılmış olup, Edirne’deki Kasım Paşa Mahallesi günümüzde de yaşamaktadır.

Kasımpaşa Cami Tunca nehrinin hemen kenarındadır. Tunca nehrine inen merdivenlerin bir kısmı kaybolmuş olsa da belirgindir. Zamanın insanlarının Kasımpaşa camiine kayıklarla gelip namaz kılmış olmaları muhtemeldir.

Kasım Paşanın Edirne’deki imareti için geniş evkafı vardı ki, bu cami ve imarete ait birçok vesika ve defterlerin Topkapı Sarayı Arşivinde bulunduğunu aktarmak yerinde olur.

İnşa Kitabesinin Türkçe’si:

“Allah’ın mescitlerini yapanlardandır ve bunlardan bir bina olan yüce, toplayıcı, latif ve şereflilerin toplandığı bu yapıyı Hicrî Nebevi -güzel salat onun üzerine olsun- 883 yılında, Kasım Paşa yaptırdı. -Dilediği hususlarda Allah kendisini muvaffak kılsın-.”

Bu kitabeye göre yapı, 1479 (H.883) yılında, Kasım Paşa tarafından inşa ettirilmiştir.

Mimarisi

Cami duvarları ve minare, düzgün kesme taşlarla inşa edilmiştir. Kasnakta ise, düzgün kesme taş ve tuğlanın dönüşümlü olarak kullanıldığı görülmektedir.

Caminin kuzey cephesinde bir son cemaat yerinin izleri görülebilmektedir. Cephe duvarının üst kesiminde, halen görülebilen izler, burada ahşap çatılı bir son cemaat yerinin bulunduğunu belirtmektedir.

Eserin doğu, batı ve güney cephelerinin her birinde, gövde üzerinde, üst üste yerleştirilmiş dörder pencere; kasnak üzerinde ise birer pencere vardır. Bu pencerelerden alt sıradakiler, birer çökertme içine yerleştirilmiş dikdörtgen şekilli açıklıklardır. Her birinin sivri kemerli birer alınlığı vardır. Üst sıradaki pencereler sivri bir kemerle son bulmaktadır.

Kuzey cephesinde, taçkapı dışında, iki pencere ve bu pencereler arasına yerleştirilmiş bir dış mihrap bulunmaktadır. Pencere alınlıklarına beş kollu, küçük birer yıldız oyulmuştur. Kuzey cephesinin doğu ucunda harim girişi yer almaktadır. Hafifçe dışa taşmalı olarak inşa edilmiş olan taçkapı, bir dizi silmeyle çerçevelenmiştir.

Basık kemerli giriş aralığı, sivri kemerli derince bir çökertme görünümündeki ana niş içine yerleştirilmiştir. Ana nişin dip duvarı üzerinde üç satırlık inşa kitabesi bulunmaktadır. Bugün örülerek kapatılmış olan giriş aralığını örten basık kemer, iki renkli taşlarla örülmüştür.

Harimin doğu duvarının kuzey ucunda yer alan minarenin, külah ve şerefe korkulukları tahrip olmuştur. Minareye, kürsünün kuzey yüzü üzerindeki sivri kemerli bir açıklıktan girilmektedir. İki kademeli pabuç (Bir minarede kürsü bölümünden gövdeye geçişi sağlayan hunik bölüm.) kısmının alt kesiminde, üçgenlerden oluşan bir kuşak; üst kesiminde ise bir sivri kemerleşme dizisi görülmektedir. Şerefe geçişinin biraz altında, kaytan silme bir bilezik gövdeyi dolanmaktadır.

Caminin batı duvarı ortasında bir güneş saati dikkati çekmektedir. Saatin kuzey kesiminde, “Zeval” yazısı okunmaktadır. Bu kelimeye, Edirne Üç Şerefeli caminin avlu batı taçkapısı üzerinde; Edirne Eski caminin batı taçkapısı üzerinde ve Edirne Selimiye Camii’nin avlu batı duvarı üzerindeki güneş saatlerinde rastlanmaktadır.