Lari Camii

Hekim Lâri"nin, Fatih Sultan Mehmet döneminde İran'dan gelerek padişahın hizmetine girmiş olduğu söylenmektedir. Mevlana Mecdi'nin Had ayık-ül Şek ayık adlı eserinde; hekim Lâri' nin mesleğinde uzman olduğunu, ancak Karamanlı Mehmet Paşaya uyarak kasten yanlış tedavi ile Fatih Sultan Mehmet'in ölümüne sebebiyet verdiğini yazmakta; bazı kaynaklarda ise, aynı hekimin Fatih'i yavaş yavaş zehirlediği yazılmaktadır.

48
Görüntülenme
Lari Camii | 2019 | Fotoğraf © edirneden.com

Halk arasında Laleli Camii de denilen bu camii, Edirne’de eski İstanbul Caddesi’nin Saraçlar caddesine bağlandığı yer ile, bit veya bat pazarı adı verilen yer (Sabuni Mahallesi) arasındadır. Cami 1514 (H: 920) yılında yapılmıştır.

Dış yapı

Kesme taştan yapılan binanın kemerleri de kesme taştan yapılmıştır. Caminin üç tarafını çevreleyen revak, iki kubbelidir. Üç tarafında revakları bulunmasından dolayı ender camilerden sayılır.

Edirne’de Selahattin Camilerinden sonra en büyük cami olan Lâri Camisinin Harimi (Ana mekanı) 11,65 X 11.70 metredir. Caminin sağ ve sol duvarlarında altta üçer, her duvarda ikinci sırada birer, üçüncü sırada ikişer pencere vardır. Alt pencereler dikdörtgen şekilli olup, bronz şebekelidir. Üst pencereler dıştan sivri kemerli, alçıdan fil gözlü, içten renkli camlaman revizenler yapılmıştır. Giriş penceresinde ve mihrap penceresinde birer yuvarlak pencereler vardır. Aynı tip pencerelerden. on altı köşeli kubbe kasnağına da yapılmıştır.

Caminin 1751 (H. 1165) yılında Edirne’de meydana gelen büyük deprem sırasında, kubbesi yıkılmış, revak kubbelerinin çoğu harap olduğu için, hayırseverlerden İplikçi Ahmet Ağa camiye ahşap bir kubbe yaptırmıştır. Kubbe dışardanda konik bir çatı ile örtülmüştür.

Mihrap, duvardan 16 cm. kadar çıkıntılı, 7 kenarlı ve bademlidir. Mihrap duvarı iki yana beş metre kadar uzayarak revakı meydana getirmektedir. Bu iki uzantının her iki yüzünde birer silmeli çerçeve mihrap duvarındaki pencerelerin devamı gibi durmaktadır. Revakların sütun başlıkları mermer olup, baklavalıdır. Giriş kapısının kemeri sivridir. Kapı üzerinde ayrıca hafif sivri kemerli penceresi vardır. Yan silmeler sade olup, kapı kemeri üzerinde kitabesi bulunmaktadır.
Yirmi santimetre genişliğinde, pembe mermerden bir çerçeve içersinde, 72X54 santim. ebadında ki kitabe üç beyit halinde Arapça olarak yazılmıştır.

Kitabe, günümüz Türkçesi ile:

“Şükürleri kabul eden Allah’a ihlası kastederek, bağışlayıcı Rabbinden gufran dileyen Hamidüddin adıyla anılan şerefli biri iyilikleri tamamladı. Onun gayretleri boşa gitmedi ve nitekim onun tarihî “helak olmayan övülmüş iyilik tamam oldu” yazmaktadır.

Caminin daha önce var olan haziresi de şimdi yoktur. Çünkü, 1865 tarihlerinde İstanbul yolunun genişletilmesi ve yeniden düzenlenmesi sırasında caminin haziresi de yok olmuştur.

Mimarisi

Caminin genişçe bir avlusu bulunmaktadır. Kare planlı caminin doğu, batı ve kuzey cephelerine bitişik revaklar vardır. Doğu revakının, kuzeyden itibaren ikinci birimine yaslanan bir minare yer almaktadır.

Camiyi 3 yönden “U” şeklinde çeviren revak, kare birimlerden oluşmaktadır. Doğu ve batı revaklarının güney ucunda yer alan birer birim, dikdörtgen planlıdır ve diğer birimlerden daha küçüktür. Birimlerden her birinin üzeri, pandantif geçişli birer kubbeyle örtülüdür. Revak kubbeleri, bir yanda harim duvarları, diğer yanda ise daire kesitli sütunlar tarafından taşınmaktadır. Sütunların kaideleri silindir şekilli, başlıkları baklavalıdır. Revak kemerlerinden sütunları birbirine bağlayanlar düzgün kesme taşlarla, sütunlar ile harim duvarlarını bağlayanlar ise, tuğlalarla inşa edilmiştir. Doğu ve batı revaklarının güney kenarları birer duvarla kapatılmıştır.

Caminin doğu ve batı cephelerinde, üçü alt sırada, biri orta sırada, üçü de üst sırada olmak üzere, yedişer pencere açıklığı bulunmaktadır. Dikdörtgen şekilli alt sıra pencerelerinin sivri kemerli alınlıkları vardır. Tüm alt sıra pencereleri, dikdörtgen şekilli birer çökertme içine alınmışlardır. Orta sıra pencereleri sivri kemerlidir. Sekizgen prizma şekilli üst gövdenin, köşelere denk gelen kenarları daha kısadır. Üst gövdenin dört cephesindeki üçer pencereden, ortadakiler öküz gözü şekilli; iki yandakiler ise sivri kemerlidir.

Minare kaidesi sekiz kenarlı, köşeleri yuvarlak, kenar yüzleri çerçeveli pabucu sadedir. Gövde çok kenarlı, şerefe altı istalaktitlidir. Şerefenin üstünden itibaren yıkık, şerefe korkuluğu demirdendir. Minarenin yüksekliği şerefeden son cemaat zeminine kadar 21.80 metredir. Caminin kuzey ve batı yönlerinde medrese ve dershanenin ortasında bulunduğu yazılıdır. Bu gün caminin şadırvanı olmadığı gibi, şadırvanın yerini belirleyebilecek bir iz de kalmamıştır.

Minare, doğu revağının kuzeyden itibaren ikinci birimine bitişiktir. Sekizgen prizma şekilli kürsünün her bir yüzünde, iç içe yerleştirilmiş, fazla derin olmayan iki çökertme mevcuttur. Kürsünün kuzey yüzü üzerindeki dikdörtgen şekilli bir açıklıktan minareye girilmektedir. Pabuç kısmı sadedir. Kaytan silme bir bilezik, pabuç ile gövdeyi birbirinden ayırmaktadır. Şerefeye geçiş mukarnaslarla sağlanmıştır.

Taçkapı, harimin kuzey cephesinin ortasında yer almaktadır. Cephede, ikisi taçkapının iki yanında; biri de üst kesiminde olmak üzere toplam üç pencere mevcuttur. Üstteki küçük pencere sivri kemerlidir.

Hafif dışa taşmalı taçkapı çerçevesi, zengin silmelerle bezenmiştir. Sivri kemerli derin bir çökertme içine yerleştirilmiş olan giriş aralığı, iki renkli taşlarla örülmüş zıvanalı basık bir kemerle geçilmiştir. Basık kemerin hemen üzerinde, dikdörtgen şekilli inşa kitabesi yer almaktadır.

Süslemeler

Harim girişi, içten de bir taçkapı görünümündedir. Giriş aralığı, çeşitli silmelerle oluşturulmuş bir çerçeve içine alınmıştır. Basık kemerin iç yüzünde, dilimli, dekoratif bir sağır kemer dikkati çekmektedir.

Kare planlı harimde, kubbe yuvarlağına geçiş pandantiflerle sağlanmıştır. Üst sırada yer alan pencerelerin tümünün, alçıdan içlikleri vardır.

Altı yüzlü mihrap nişi, mukarnaslı bir kavsarayla örtülüdür . Kavsara köşeliklerinde, doğal görünümlü çiçekleri anımsatan birer gülbezek bulunmaktadır. Üçgen şekilli mihrap tepeliğinin üst kesiminde, dendanlar vardır. Ahşap kadınlar mahfili ve minber yenidir.

Geçirdiği Tamiratlar

1878 yılında, Edirne’nin ikinci Rus işgali sırasında yıkılan medresenin yeniden yapılması için padişah emri çıkmıştır. 1898 yılı Haziran ayının birinci günü medresenin açılışı yapılmıştır. Çatısı ahşap olan medresenin ne zaman yıkıldığı belli değildir. Bugün sadece batı duvarının temel izleri kalmıştır.

Lâri camii, tamir edilerek 1983 yılında yeniden ibadete açılmıştır. Bu arada, 2001 yılına gelinceye kadarda birkaç defa tamir gören caminin bu tamirler sırasında iç süslemeleri de kaybolmuştur. Bu gün artık caminin iç süslemelerinden hiçbir iz kalmamıştır. Caminin minberi ve kadınlar mahfeli de ahşaptandır ve yeni yaptırılmıştır.