Tunca Köprüsü

Edirne ile Karaağaç'ı birbirine bağlayan ilk köprüdür. Asıl adı Ekmekçizade Ahmed Paşa Köprüsü olan Tunca Köprüsü'nün bir kısmı seller nedeniyle tahrip olmuştur. Tahrip olan kısımların restorasyonu ne yazık ki orjinal haline bağlı kalınmaksızın onarılmıştır.

21
Görüntülenme
Souvenir d'adrinople - Le Pont Toundja

O dönemde Tunca nehri üzerinde bulunan ahşap köprünün, zamanla kullanılamaz hale gelmesi üzerine, 1607-1615 yılları arasında Ekmekçizade Ahmed Paşa tarafından,
İstanbul Sultanahmet Camii’ni yapan Mimar Sedefkar Mehmet Ağa’ya inşa ettirilmiştir.

Evliya Çelebi, bu eski köprü ile ilgili “Tunca üzerinde gayet musanna” bir köprüdür. Timurtaş’a ondan gidilir. İbretnüma manzarası vardır.” demekle yetinmektedir.

Eski ahşap köprü 1607 yıllarında üzerinden geçilemeyecek derecede harap olunca, devrin Defterdarı Ekmekçizade (Ekmekçioğlu) Ahmet Paşa tarafından Sedefkar Mehmet Ağa’ya yaptırılmış ve Sultan I. Ahmet’e takdim edilmiştir. 1607 tarihinde başlayan köprünün inşaatı 1615 de bitirilmiştir.

Kâgir olarak inşa ettirilmiştir. Tunca yatağının yükselmesinden dolayı bazı gözler toprak ile dolmuş, bazıları da suyun dışında kalmıştır. Köprü, Tunca Nehri üzerinde son köprüdür. Edirne ile Karaağaç semtini birbirine bağlayan iki önemli köprüden birincisidir.

Ekmekçizade Ahmet Paşa bu köprünün silinip süpürülmesi, temizliğinin yapılması için Türkoğlu Mahallesinde görevlilerin oturup barınabileceği evler yaptırmış ve vakıf olarak bırakmıştır.

Köprü, Meriç üzerinde Sultan Mecid zamanı “Yeni Köprü’nün yapılmasından sonra “Eski Köprü” denilmeğe başlanmıştır. Sultan Reşat’ın Edirne’ye seyahati nedeniyle Karaağaç-Edirne Caddesi yapılırken bunun üzerine parke taşı döşenmiş olup, bugün yine aynı durumdadır.

Devrin Edirne Kadısı Mehmet Şerif Efendi tarafından yazılan Arapça manzum yazıda, Köprünün bitimi 1615 olarak şöyle belirtilmektedir.

Ekmekçizâde Ahmet Paşa-ı kâmkân
Bu devlet icre defterdar oldu sekiz yıl
Todurdi Tunca Nehrin bî şüphe sîm üzerle
Maksudu bi du’adır ancak gelüp geçenden
Kâmî didi esas-ı müstahkemine tarih
Kad büniye fi sene H.1016 (1607)

Köprünün Özellikleri

Yapıldığı zaman köprü onbir ayak üzerinde on kemerlidir. Kemer formu yuvarlaktır. Ortada tarih köşkü (kitabe veya sayım köşkü)nün iki tarafindaki kemer ayakları üzerinde tahliye gözleri vardır. Bunlar piramidal şekilli sel yaranlarının iki tarafında yer alır.

Tarih köşkü üç sivri kemer üzerine oturur, üzeri hafif meyilli taş çatılıdır. Kitabesi revak(*) duvarının arkasında olup, duvarın alt kısmı birbirine paralel gözlüdür. Köşkün karşısında küçük bir balkonu vardır.

Köprü son yıllarda su taşkınları nedeniyle harap olmuş, Karaağaç yönünün yarısı tahrip olmuş, bir zaman ahşap onarımlarla yetinilmiş, daha sonraları betonarme olarak yenilenmiştir. Tarih köşkü de kâgir hale getirilmiştir.
1914 yılında köprünün döşeme bölümünün demir portrelerle genişletilerek tramvay geçirilmesi istenmiştir.

Mimar Kemalettin Bey’in “Edirne’de Sultan Selim Camii değerinde Ekmekçizade Ahmed Paşa Köprüsünün bir taşına ilişmek cinayettir.” Şeklindeki karşı çıkması sonucu bu tasarı uygulanmamıştır.

(*) Revak: Önü açık, üstü kapalı yer.