Taşlık Meydanı ve Yapılar

57
Görüntülenme

Sarayın çeşitli dairelerinden oluşan “Valide Taşlığı” veya “Taşlık Meydanı” denilen meydandı. Meydan, uzunluğu 180 m ve genişliği 86 m olup, doğu batı istikametinde uzanmaktaydı. Sultan IV. Mehmet dönemine kadar tamamen mermer odalar ile döşeli iken Valide Sultan dairesi kapısı önünden çeşitli yönlerde biten ve kullanılmayan yollardan fazlası sökülerek buralara çiçekler ve düzenli ağaçlıklar oluşturulmuştu.

Bu meydanı çerçeveleyen yapılar bir veya iki katlı olup, Topkapı sarayı daireleri gibi diğerine dar yollar, merdivenli dehlizler, pencereye benzeyen kapılar veya kapıya benzeyen pencerelerden geçilen yapılardı. Bu bölümün, padişahtan sonra en yetkilisi Valide Sultan (Padişahın annesi) olsa da güvenlikten Darüssade ağası ünvanına sahip Afrikalı bir zenci sorumlu idi.

Valide taşlığı meydanına, şehzadeler mektebi denilen dairenin zemin katına tesadüf eden kapı aralığından geçilerek çıkılmaktaydı. Bu geniş meydanın dört bir yanında girişten sağ taraftan itibaren kadın efendiler, şehzadeler, Sultan IV. Mehmet dairesi, Sultan I. Ahmed dairesi, Hasekiler daireleri, Sultan Süleyman sofası, yatak hamamı, valide sultan dairesi, hastalar sofası namındaki daireler vardı. Taşlığın ortasında Kanunî Süleyman tarafından inşa ettirilmiş olan büyük havuz Sultan IV. Mehmet tarafından kaldırılmıştı.

Harem-i Humayun kapısı ve Şehzadeler mektebi

Harem-i hümayun kapısı adıyla bilinen ve son zamanlarda “Başkapı” da denilen bu kapı Darüssaade ağalarının sorumluluğu altındaydı. Kapının açılacağı anlaşılınca darüssaade ağası dairesinde saklı olan anahtar, nöbetçi ağa tarafından alınırdı. “Çomak Ağası” tarafından kapının haricinde, üç el kus (davul) çalındıktan sonra kapının açılması gelenekti.

Kapı, Darüssaade ağası dairesinin doğu yönü ve istikametinde olup, bir tarafı valide taşlığına diğer tarafı Darüssaade ağası dairesine bitişik “Şehzadeler mektebi” denilen dairenin altındaydı.

4 m yüksekliğinde ve 2,5 m genişliğinde olan bu kapının kanatları kalın meşeden yapılıp üzeri kalemle işlenmiş kalın bakır levhalar ile kaplı ve tamamı yaldızlı süslemeli idi. 1,5 m kalınlığında taş duvarın bedeninde bulunan bu kapı 9 m uzunluğunda, 6 m arzında ve piramit şeklinde kurşun örtülü bir çatının altındaydı. Çatı dört mermer sütuna dayalı ve tepesinde yaldızlı bir alem vardı. Bu çatının altındaki kapıdan geçilerek valide taşlığına çıkılmaktaydı.

Şehzadeler Mektebi

“Şehzadeler mektebi”, harem kapısı aralığının üst bölümünü teşkil etmekte olup, 2 oda, 1 sofa, bir tuvalet ve abdesthaneden ibaretti. Abdesthane büyük mermer delikli taşı ve akar suyuyla abdest almak veya yıkanmak için kullanılırdı.

Odalardan biri olağanüstü döşenmiş, yaldızla nakışlanmıştı ve taş kabartma ve çinilerden yapılı bir de ocağı vardı. Bu dairenin sofasındaki kapıdan mermer sütunlara dayanan 2 m genişlik ve 2,5 m yüksekliğinde bir dehlize geçilmekteydi. Yan taraflarındaki küçük pencereler aracılığıyla havadar olan bu dehliz sultanların haremden gizlice kubbe altındaki padişah kafesine gitmelerini sağlardı.

Sultanlar zorunlu sebeplerden dolayı mazeretle haremden çıkmak istemedikleri durumda bazı misafirleri kabul etmek için şehzadeler mektebini kullanırlardı. Şehzadeler küçük yaşlarında bu dairede özel hocalardan ders alırlardı.

Valide taşlığını çeviren daireler arasındaki “Hünkâr sofası”, “Sultan IV.Mehmet dairesi” ve “Valide Sultan dairesi” gibi bölümler içinde doğu tarzında inşa kılınmış en güzel şekilde döşenmiş daireydi.

Valide Sultan Dairesi

Valide Sultan taşlığının kuzeyinde yer alan “Valide Sultan” dairesi özellikle Sultan IV. Mehmet Han tarafından onartılmış ve bezenmişti. Bu yapının içinde, iki katta dokuz oda, iki divanhane(salon), iki kurnalı bir hamam, büyük bir mutfak ve çamaşırlık bulunuyordu. Dairenin, Cihannüma denilen kısmı, bir kubbe ve geniş saçaklardan oluşur. Dairenin kuzey ve güneye bakan taraflarının orta kısımları bir teras şeklinde bahçelere doğru birer çıkıntı oluşturmakta ve mermer direklere dayanmaktaydı. Dairenin büyük kapıları da bu terasların altındaydı. Valide sultan dairesinin bitişiğinde cariyelerine mahsus dokuz oda iki koğuş ve ilave şeklinde ayrıca bir yapı vardı.

Kadın Efendiler Dairesi

Kadınlar dairesi, on ikisi valide taşlığına bakan ve sekizi bu odaların karşısında olmak üzere 20 oda, 2 salon ve bir mescit ile çeşitli dairelerden oluşan büyük bir binaydı. Her odanın çifte kepenkli ve demir parmaklıklı ve üstleri camlı iki penceresi ve bir de ocağı olup tavanları işlemeli ve duvarları çini kaplıydı. Bu büyük dairenin valide taşlığına açılan dört kapısı vardı.

Hasekiler Dairesi

Beş oda, bir hamam ve bir de çamaşırhaneden meydana gelen hasekiler dairesi, valide taşlığının doğu yönünde ve Sultan II. Ahmet dairesi ve Kanunî Sultan Süleyman sofası arasındaydı.

Şehzadegan Dairesi

İki katta 13 oda ve 2 kurnalı bir hamamdan ibaretti. Valide taşlığının güney tarafında ve kadınlar dairesinin civarındaydı. Şehzadeler dairesinin ocaklı ve iyi döşeli 3 odasıyla hazinesi ikinci kattaydı.

Kalfalar Dairesi

Şehzadeler dairesi civarında 8 oda ve 4 kurnalı bir hamam ile ek yapılardan oluşan bir binaydı.

Avcı Sultan Mehmet Han Dairesi

Bu kasır 1662 (H.1072) yılında Valide Sultan Hatice Turhan tarafından inşa ettirilerek Sultan IV Mehmed’e hediye edilmisti. Daire 3 oda, 1 divanhane, 1 hamam ve 1 hazineden oluşmaktaydı. Odalardan, Çinili oda adıyla bilineni 15 m genişliğindeydi. Odanın tavanının merkezi kubbe şeklinde ve dört duvarlı kalın kâgir duvardır. 12 adet olan pencereleri mermerden ve oymalı parmaklıklı ve oda içine açılan kanatları sedef işlemeliydi. Pencerelerin üstünde renkli tepe camları vardı. Odanın duvarları ve pencere içleri çini kaplı ve mermer işlemeli büyük 2 çeşme de oda kapısının tarafındaydı. Bu odanın bitişiğinde 10 m uzunluğunda, 6,5 m genişliğinde 3 pencereli ve yaşmağı süslemeli ve işlemeli, bakırdan yapılmış büyük ocaklı bir yatak odası vardı. Üçüncü oda 3,5 m uzunluğunda, 2 m genişliğindeydi.

13 m uzunluğunda ve 12 m genişliğindeki divanhane(salon) bu kasrın en süslü ve bezenmiş kısmı olup, zemini mermer döşeli ve etrafı sedirliydi. Dolmabahçe Kasrı’na bakan pencerelerinin iç kanatları ceviz üzerine sedef işlemeli ve parmaklıkları süslenmiş olup pencerelerden ikisinin kalınlığı içinde 4 çeşme vardı. Divanhanenin zemini mai ve bordürleri gül kurusu renginde olup, tavanı yoğun yaldız işlemeliydi. Bu daireye ait hamam büyük ve beş kurnalıydı. Kurnalardan biri, bir halvetin (yalnızlık odası) tarafına isabet ettirilmiş ve gümüş kafes parmaklık ile çevrilmişti. Kurnaların aynalı taşları mermerden ve fakat kurnaları bakırdandı. Padişaha mahsus olan parmaklıklı halvetin içinde, çifte lüleli ve tüm aksamı kıymetli mermerlerden yapılmış selsebil bulunup, altında yıkanmaya mahsus geniş bir mermer teknesi vardı.

Şehvar havuz

Sultan Mehmet dairesinin Tunca cephesi tarafında ve Dolmabahçe kasrının büyük seti ortasında 57 m uzunluğunda ve 38 m genişliğinde Edirne Sarayı’nın en büyük havuzu vardı. Bu havuza Sultan Mehmet tarafından (Şehvar) ismi verildiği rivayet edilir. Havuzun dört bir tarafı ceviz bir parmaklık ile çevrilmişti ve kenarına 2 odalı son derece iyi bezenmiş küçük bir kasır yapılmıştı. Kasrın küçük sofasının havuz tarafındaki tarafı açık ve mermer direklere dayanan bir çatı altında gizlenmişti.

Sultan Ahmed Han Dairesi

Sultan Mehmet dairesinin kuzeyinde ve yakınında, bir katlı ve zeminden 2 m yüksekte Sultan II. Ahmet tarafından inşa ettirilmiş 4 oda, bir divanhane(salon), 2 kurnalı hamam ve kagir bir hazineden oluşan bir yapıydı. 24 m boyunda ve 10 m genişliğinde divanhane(salon), 12 m uzunluğunda ve 12 m genişliğinde yazlık oda, 4 m uzunluğunda ve 3 m eninde yatak odasının içi IV. Mehmet dairesine benzerdi.

Hastalar Sofası

Valide taşlığının batı yönünde harem kapısından çıkışta sol tarafa altta dört ve üstte beş odadan oluşmaktaydı. Bitişiğinde 10 m² bir hamam, çamaşırhane vardı. Dairenin divan meydanına açılan “Hastalar kapısı” olup, cenazeler bu yol kullanılarak taşınırlardı.

Harem hamamı Kanuni Sultan Süleyman döneminden kalma olup, “yatak hamamı” ve “sultan hamamı” adlarıyla anılırdı.

Hünkâr sofasıyla Valide Sultan dairesi arasında 11 kurnalı büyük bir hamamdı ve 625 m² genişliğindeydi. Aşık Ali Ağa hamamın mimarının Mimar Sinan olduğunu aktarır. Hamamdan çıkıldığında geniş bir taşlığa girilmekteydi ki taşlığın merkezinde büyük ve yüksek bir kubbe bulunuyordu. Kubbe mermerden 8 sütuna dayanmakta ve sütunların kaideleri ortasında daire şeklinde ve 4 basamak merdiven ile çıkılan bir havuz ve havuzun yerinde mermerden yapılmış 4 aslan ağzına takılmış musluklar vardı.

Dolmabahçe ve Gülhane Bahçeleri

1661 yılında Valide Hatice Turhan Sultan oğlu Sultan IV. Mehmet için inşa ettireceği kasır için valide taşlığının doğu tarafındaki bir araziyi beğenmişti. Bu yerin valide taşlığı tesviyesi sonucu çıkan toprağın doldurulması ile 190 m uzunluğunda ve 85 m genişliğinde bir bahçeden meydana gelmiş ve bu bahçeye Dolmabahçe denilmişti. Bahçenin yarısına yakın bir köşesi daha alçak olmuş, ekilen güllerden dolayı buraya gülhane denmişti. Sultan IV. Mehmed Edirne civarında bulunan koru ve ormanlardan oldukça büyük fidanlar getirterek Dolmabahçeye diktirdiği gibi dairesi civarına da Sofya’dan naklen pek çok çam ağaçları ve duvar kenarlarına yer yer yasemin fidanları dikilmişti. Bu bölgeye ayrıca kameriyeler, küçük camlı köşkler yapılmıştı.

Hazine-i Hümayun

Hazine-i hümayun Padişah kasrının Enderun meydanına bakan tarafına meydanın ortasında eşsiz ve nadir parçaların korunması için 22 m uzunluğunda 10,5 m genişliğinde kubbeli kagir bir yapıydı. Hazine kethüdasının dairesi bu binanın bitişiğinde iki bezemeli oda bir sofa ve bir hamamdan ibaretti.