Edirne Kışları

Edirne'nin en sert kışı 1657 yılında olmuştur.

51
Görüntülenme

Edirne’nin yaşadığı en sert kış Naima Tarihi’yle kayıtlara geçen 1657 kışıdır. O döneme ilişkin, Ahmet Badi’nin yazdıklarına göre:

“Tanrının buyruğu ile bu sene Edirne’de fazlaca kar yağıp, örneği görülmedik bir kış oldu. Şehrin her yanında araba yolları kapandı. Edirne ve çevresinde büyük bir kıtlık oldu. Isınmak için yakacak odun bulunmadığından birçok faydalı ağaçlar kesildi.

Bu da yetişmedi, halk, evlerini yıkıp tahtalarını yakmaya başladı. Bir tahtayı elli ve bir direği yüz akçeye satarak birçok sermaye elde ettiler.

Saray hademeleri padişahın buyruğu ile saray bahçesinde olan yüksek ceviz ağaçlarını ve diğer ulu ağaçları kesip odun yerine yaktılar.

Kışın son günlerinde de Tunca nehri taştı ve saray bahçesi denize döndü. Açılması hiç bir zaman mümkün olmayan demir kapı üzerine hücum eden nehir suyu, eşikten içeriye akarak hamam külhanı yakınına kadar yayıldı.

Bazı inanılır, bilir kişilere sorulduğunda, böylesine bir kış görmediklerini söylediler. Bin türlü yokluklar ve sıkıntılar ile geçen kış sonunda bahar gelince etraftan zahire ve odun gelip bolluk oldu.”

Bu kıştan sonra Edirne’nin yaşadığı kış ise 1892 yılında yaşanan kıştır.

1892 Edirne’de yağan kar ve dondurucu soğuk sonucu yaşanan şiddetli kışta halk yakacak odun ve kömür bulamamış meyve ağaçlarını kesip yakarak ısınmaya çalışmışlardır.