Sultan III. Mustafa (İkbal, İkbali, Cihangir)

Şiirlerinde "İkbal, İkbali, Cihangir" mahlaslarını kullanan hükümdar edebiyat, tıp ve astronomi ile de uğraşmıştır.

51
Görüntülenme

28 Ocak 1717 tarihinde Edirne’de doğmuştur. III. Ahmed ve Emine Mihrişah Sultanin oğullarıdır. 1717 yılında dünyaya gelmiş olup, 26. Osmanlı padişahıdır. 1757 yılında 40 yaşında tahta çıkmıştır. Cülusuna kadar yaşadığı hapis döneminde edebiyat, tıp ve astronomi ile uğraşmıştır.

Zeki, ilim adamlarını seven, ahlâklı ve astronomi ile meşgul olan bir sultandı. Bu özelliklerinin yanında hat sanatıyla da ilgili idi. Ünlü Hattat Şekerzade Mehmed Efendi’den ve Hattat Osman Efendi’den de yazı dersleri aldı. Bir çok kıymetli levhaları vardır. Sultan Mustafa, Ocak 1774 yılında hayata gözlerini yummuş ve İstanbul Laleli Camii Türbesine gömülmüştür.

Şiirlerinde “İkbal, İkbali, Cihangir” mahlaslarını kullanırdı, ikbalî hakkında Osmanlı Müelliflerinde fazla bir bilgiye rastlanmamakla birlikte, bir münâcâttından (yalvarma için yazılan dua) şu beyite yer verilmiştir:

Şimdilik İkbalîyâ daldım ‘amîk-i hayrete
Lutf idüp destümi al Yârabbi düştüm gurbete

Yârab beni bir mesned-i vâlâya getürdün
Envâ’-ı ‘inâyâtını kıldun bana ihsan

Ol şâh-ı rüsül fahr-i cihan ‘aşkına
Yârab Ni’metlerünün şükrine de kıl beni şâyân

İtdün fukara kullarını bana emânet
Bu hizmetün ikbâlini kıl bendene ihsan

Ahkâm-ı hilâfetde beni eyle muvaffak
Şer’ üzre metanetle idüp fâ’ik-i akran

Dergâh-ı mu’allâna budur ‘arz-ı niyâzum
Makbûl-ı du’â kıl beni ey Hâlık-i ekvân

Gördüm fukara kullarunun hâli perişan
Her biri ider mihnet ile çâk-i giribân

Tahrîb-i bilâd itmede çün düşmen-i islâm
Mahzun ü mükedder “ulemâmuz dahi hayran

Her semt-i memâlikde nice türlü mehâlik
Buldum ki ta’addîyle yıkılmış nice buldan

Fikr itmek ile çare bulunmaz buna asla
Tedbîr ile tanzîmi degül kâbil-i imkân

Bildüm ki meded senden olur kimseden olmaz
Ey Kadir ü Kayyum meded derdüme derman

Tutdum yüzümi Ka’be-i ‘uşşâkına yâ Rab
Hak üzre döker kanlı yaşı dîde-i giryân

Ver ‘asker-i İslama şecâ’atle metanet
Mansur u muzaffer olalar cümlesi her ân

Sayemde cihan halkını âsûde-derûn it
Bu bendeni kıl mazhar-ı daVât-ı za’îfân

Hıfzeyle benüm meclisümi sû’-i karînden
Kâr etmeye lutfunla bana hîle-i şeytân

Tevfîk-i şerîfün ile razı ol benden
Ol iki cihan serveri Peygamber-i zî-şân

Vâsıl ola ol şaha Cihangir tarafından
Ezkâ-yı tahiyyât ile teslîm-i firâvân