Edirne Manileri

Maniler, Türk edebiyatının yazılı olmayan ancak söylene söylene kuşaktan kuşağa aktarılan değeridir. Edirne'de en çok hıdırellez günlerinde söylenirlerdi.

18
Görüntülenme

Türk folklorunun anonim halk edebiyatı bölümlerindendir. Kimler tarafından söylendiği bilinmemektedir. Söylenmediği veya yazılmadığı yer yok gibidir. Düğünlerde, nişanlarda, hıdrellez günlerinde, niyet çömleklerinde, kış gecelerinde soba mangal başlarında, halk hikâyelerinde, tiyatrolarda, takvim yapraklarında, şeker ve ciklet kağıtlarında, niyetçilerde, mektuplarda.

Manileri türkülerimizin, şarkılarımızın, şiirlerimizin hatta bilmecelerimizin içinde de bulabiliriz.

Sevgili, sevgi, özlem, üzüntü, imrenme, kıskanma, gücenme, beddua, yerme, sevinç, pişmanlık, önemli olaylar ve belirli günler, askerlik kısaca yaşamımızdaki her şey manilerin kaynağıdır.

Bazı manilerde yöresel özellikler de belirtilmekte örneğin; köylerin akan suyun saflığı ve tatlılığı zemzem suyuna benzetilmekte, genelde kömür kelimesini kullanmakla köylerinde kömür ocağı bulunduğu, cami, han, hamam gibi yapılarında yer aldığı vurgulanmaktadır. O bölgede yetişen ürünlerin bile (pirinç, pancar gibi) manilerde yer aldığı görülmektedir.

Manilerde dil özelliklerinde belirgin olarak gözlenmektedir; kova/kufa, mahalle/ mahle-male, alet/alat, öyle/üle, ahlat/ağlat, dünür/dönür, ağlar/alar gibi, “h” harfi ise çoğunlukla söylenişte kullanılmamaktadır. Akil/hakim, ayda/hayda, arman/harman, başış/bahşiş, aşladılar/haşladılar, Beyzat/Behzat, cevair/cevahir, endek/hendek, dağa/ daha, azetmem/hazetmem v.b.

Yukarıda da belirtildiği gibi çeşitli konuları işleyen manilerde, ilk iki satır çoğunlukla ses uyumunu, halkımızın ayak dediği kafiye düzenini kurmaya, dinleyenin dikkatini ve ilgisini çekmeye yarar. Üçüncü ve dördüncü mısra asıl konunun verilmeye çalışıldığı bölümdür. Ancak nadiren de olsa mısraların bütününde bir duygu, fikir ve hayal işlendiği görülebilir.

Maniler genellikle “aaba” ve “abcb” olarak kafiyeleşmiştir. Ancak bu arada “aaab, aabb, abab, abca” olarak kafiyelendirildiklerine az da olsa rastlanmaktadır.


Ayrılık Üzerine Söylenen Maniler

Entarimin filizi
Kim bilir kalbimizi,
Esli bir hafif rüzgar
Ayırdı ikimizi.

Entarimin yeşili
Ben kaybettim eşimi,
Eşimi de bulana
Vercem kardeşimi.

Erekedir yolumuz
Zemzem akar suyumuz,
Sevip sevip ayrılmak
Yoktur üle huyumuz.

Evin önünde kuyu
Acıdır onun suyu,
Yârime içirmişler
Benden ayrılık suyu

Evin önünde kuyu
Uyu sevdiğim uyu,
Kimler içirdi sana
Benden ayrılık suyu

İndik indik el dize
Yârim ne oldu bize,
Ayrılık mendilini
Verdiler elimize.


Çiçek Adı Geçen Maniler

A benim buz çiçeğim
Sen doldur ben içeyim
Yâr yol üstünde durmuş
Ben nereden geçeyim.

Bahçelerde ak çiçek
Üstünde kara böcek,
Giy yârim seterini
Sana nazar değecek.

Bahçelerde sardunya
Dallarımı kırdın ya,
Evvel bana bakmazdın
Şimdi bana kaldın ya.

Baş üstünde bir gülüm
Öter garip bülbülüm,
Gözlerim yol çekiyor
Nerde saçı sümbülüm.

Beyazları giymişsin
Beyaz güle dönmüşsün,
Tebrik ederim yârim
Yeni bayan seçmişsin.

Bizim camda sardunya
İstediğini aldın ya,
Güzel alayım derken
Yeniden bana kaldın ya.


Eşya Adı Geçen Maniler

Ak bıçak kara bıçak
Sapından tutulacak,
Kolla komşu kızını
Kızın bana kaçacak.

Ayağımda mestlerim
Bastığım yeri seslerim,
Rica ederim yârim
Boy resmini isterim.

Bizim ayna taş ayna
Üstümüzde beş taş oyna,
Bizim oradan geçerken
Taksiyi yavaş (h)ayda.

Çeşme başında taşlar
Annem çamaşır haşlar,
Kaldır yârim şapkanı
Görülsün kalem kaşlar.

Çeşmeye koydum bakır
Bakırım lıkır lıkır,
Allah bizi yaratmış
Ben karagöz yâr çakır.

Testiyi doldurmalı
Yol üstüne koymalı,
İnsanın sevdiği
Güler yüzlü olmalı.


Gelin Üzerine Söylenen Maniler

Ayağımda terlikler
Çiçek açar erikler,
Oğlan sana gelicem
Hazır mı gelinlikler.

Beyaz taksi geliyor
Ablam gelin oluyor,
Ablam gittikten sonra
Sıra bana geliyor.

Beyaz taksi geliyor
Kara duman veriyor,
Aç kaynana kapıyı
Sana gelin geliyor.

Geline bak geline
Kına yakmış eline,
Gelin küsmüş gidiyor
Babasının evine.

Kiremitte buz musun
Gelin misin kız mısın,
Akşam yârin gelecek
Evinde yalnız mısın.

Sarı kavun dilimi
Tut kaynana dilini.
Madem ki tutmayacan
Neden aldın gelini.

Toprağında taşında
Yârim yirmi yaşında,
Seni bir gün göreyim
Gelin tacı başında.


Hasret Üzerine Söylenen Maniler

A benim başı şallım
Dağları dolaşalım,
Ahrette kalmayalım
Dünyada kavuşalım.

Ah ettim ben derinden
Dağlar oynadı yerinden,
Nasıl ah etmeyeyim
Yâri aldılar benden.

Ak entarim asılsın
Elekleri basılsın,
Üç ay oldu görmedim
Kara gözlüm nasılsın.

Akşam günü aşıyor
Gözlerim kamaşıyor,
Yedi dağın ardında
Beni yârim anıyor.


Para ve Ekonomi Konulu Maniler

Altınım var bir dizi
Olacak iki dizi,
Demedim mi ben sana
Ayıracaklar bizi.

Altınların beş tane
Annem ister on tane,
Üzme annem yârimi
Yeter bana beş tane.

Aya baktım ay beyaz
Kıza baktım kız beyaz,
Cebe baktım para az
Bu kız bize yaramaz.

Ay ireze ireze
Yârim gitti kireze,
Yeniköy’ün kızları
Üç tane mersedese.

Bizim evin arkası
Dokuma fabrikası,
Kaynatama çok geldi
Bir dikiş makinası.

Bizim evin arası
Kiremit fabrikası,
Söz kesende isteycem
Bir dikiş makinası.

Çayırda gezme oğlan
Çalımı güzel oğlan,
Çalımın para etmez
Keseyi doldur oğlan.

Elma altım nar geldi
Dar sokaktan yâr geldi,
Beşi birlik deyince
Yârim sana zor geldi.


Ramazan Manileri

Bahşişimi aldım beyefendi
Gayetiyle çok sevindim,
Allah size ömür versin
Bir gününüzü bin eylesin.

Besmeleyle çıktım yola
Selam verdim sağa sola,
Ay efendim, beyefendim
Bayramın mübarek ola.

Beyefendim ne uyursun
Bu uykuyla ne bulursun,
Kalk al abdes kıl namazı
Cennet-i alayı bulursun.

Davulumun ipi kaytan
Kalmadı sırtımda mintan,
Verin ağalar bahşişimi
Alayım sırtıma mintan.

Kaleden yuvarladım kazığı
Yumurtanın ak beyazı,
Atıldı üçüncü toplar
Kılındı bayram namazı.

Kara koyun otlatırım
Hendekleri atlatırım,
Vermezsen bahşişimi
Bu davulu patlatırım.


Sevda Üzerine Söylenen

Ah ettin oydun beni
Kemikten soydun beni,
Kimsesiz yetim gibi
Toprağa koydun beni.

Al mendili eklerim
Dört ucunu denklerim,
Başkasına yâr olmasan
Sevdiğimi beklerim.

Altınım alay değil
Yüzüğüm kalay değil,
Sen orada ben burda
Ayrılık kolay değil.

Altın saat sendedir
Zincirleri bendedir,
Dünya dolu yâr olsa
Yine gönlüm sendedir.

Asker yapar talimi
Kimse bilmez halimi,
Hem askerlik hem sevda
Öldürecek yârimi.

Aşığım yaşım dinmez
Gönülden gam silinmez,
Sevda öyle bîr ok ki
Nerden vurmuş bilinmez.

Ateşim var külüm yok
Bülbül oldum dilim yok,
Seni sevdim seveli
Ağlamadık günüm yok.

Atladım bağdan bağa
Elim değdi yaprağa,
Ben o yâre varmazsam
Girmem kara toprağa.

Ayna attım çayıra
Şavgu vurdu bayıra,
Bizi kimse ayırmaz
Belki ölüm ayıra.

Ayva sarısı yârim
Limon yarısı yârim,
Sana nasip olmasın
Benden başkası yârim.

Bahçelerde gündendi
Bahçeler gölgelendi,
Bu sabah yâri gördüm
Yüreğim tazelendi.