Edirne ve Rumeli Türküleri

Türküler bir sevdadır kimi zaman Kimi zaman bir insan, bir isyan Kimi zaman ölümsüz bir ozanın mızrabından dökülen Koca bir yaşam Anadolu'dan Türk müziğinin Balkanlara taşınmasında Edirne bir köprü görevi görürken bugünlere uzanan Türküleriyle de döneminden izler bırakıyordu.

16
Görüntülenme

Edirne’nin müzik kültürünün oluşmasında hem Anadolu’nun hem de Rumelinin izleri vardır. Kökü Anadolu topraklarında olan ve yöre sanatçılarının müzikal tavrıyla dile gelen “Kahve Yemenden Gelir”, “Sabahın Seher Vaktinde” gibi eserlerin yanında, Edirnelinin gönlünün yarısı Rumeli’dedir. Selanik’ten, Batı Trakya’dan, Üsküp’ten gelen Rumeli Türküleri’ni de yöre halkı büyük bir içtenlikle çalar ve okur. Yörede ayrıca Yeniçeri Havaları adı verilen kahramanlık türküleri de icra edilir.


Ahır Köyün Meşeleri

Ahır köyün meşeleri
Dolu getir şişeleri
Aldın aldın alasıyla
Aliş vermez veresiye
Ahır köyün iğdeleri
Dilber olur güzelleri
Aldın aldın alasıya
Aliş vermez veresiye
amucam oğlu amucam oğlu
amucam oğlu amucam oğlu
amucam oğlu amucam oğlu
amucam oğlu amucam oğlu


Akdenizle Yar Karadeniz

Akdenizle yar Karadeniz Marmara (merhaba)yla kavuşur
Buna mü’min bayramı derler hey hey
Kan edenler barışır
Benim yârim başı bağlı Ejderhayla konuşur
Nakarat:
İzninizle bir yar sevdim hey hey
Kim sarar yosmam seni
Ko bir eyyam böyle de geçsin hey hey
Gönül arzular seni
Şu karşıda bir ay doğmuş
Acep doğan ay mıdır
Gerdanında üç beni var hey hey
Deliksiz mercan mıdır
Sevip sarıp (görüşür de) ayrılmamız
Bu da bize şan mıdır
Nakarat
Akdenizle yar Karadeniz Tunca Meriç arası
Ben sana demedim mi hey hey
Çıkma gece yarısı düşmanlarınız kol kol olmuş
Bizi tutan birisi
Nakarat


Akşam Olur Hovardalar Dizilir

Akşam olur hovardalar dizilir
Hoşaf kâsesine bade süzülür aman aman
Hanımların (görenlerin) yüreciği üzülür
Nakarat
Gel seninle kavi edelim aman ya onu sev ya beni
Bir tenhâda buluşalım aman ya ondan geç ya benden
Daracık sokağı duman bürüdü
Herkes almış eşli eşin yürüdü aman
Benim yârim şu cihanda bir idi
Nakarat


Aksedeler Giyer Aman

Aksadeler giyer aman boylu da boyunca
Düğmeler takıyor aman gerdana varınca
Nasıl sabredeyim aman ta sabah olunca
Nakarat:
İşte ben gidiyorum amin şurada nem kaldı
Uçurdum şahini elden atmacam kaldı
Elem çekme gönül aman böyle de kalınmaz
Tek serim sağ olsun aman böyle kalınmaz
Kül oldum kapında aman kadrim de bilinmez
Nakarat
Erken erken karşı aman dağlara varıldı
Gideyim dedim de aman yar bana darıldı
Gitme deye yarım aman boynuma sarıldı
Nakarat


Atımı Bağladım Ben Bir Meşeye

Atımı bağladım ben bir meşeye
Benden selâm söyleyiniz Ayşeye
Benden selâm edin gelin Ayşeye
Nakarat:
Yavrum gıdı gıdıdagel gel gel gel
Nazlım gıdı gıdıdagel gel gel gel
Atımı bağladım ben bir ormana
Benden selâm söyleyin ağalar Osmana
Nakarat


Ben Yemenimi Serdim Taşa

Ben yemenimi serdim taşa
Yazılanlar oğlan gelir başa
Selman Paşa binler yaşa
Nakarat:
Al gel oğlan aman çemberimi
Ellere vermem oğlan ben kendimi
Edirnenin köprüsü taştan
Sen çıkardın oğlan beni baştan
Ah seni sevdim küçük yaştan
Nakarat
Ben yemenimi al isterim
Ortasına oğlan dal isterim
Bir cilveli yar isterim
Nakarat


Yüksek Yüksek Tepelere

Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar,
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Annesinin bir tanesini hor görmesinler.
Uçan da kuşlara malum olsun
Ben annemi özledim.
Hem annemi hem babamı
Ben köyümü özledim.
Babamın bir atı olsa binse de gelse
Annemin yelkeni olsa açsa da gelse
Kardeşlerim yolları bilse de gelse.
Ben köyümden çıkalı yedi yıl oldu
Köyümün dikenleri bana gül oldu
Babamın acı sözleri bana bal oldu
Uçan da kuşlara malum olsun
Ben annemi özledim.
Hem annemi hem babamı
Ben köyümü özledim.


Tarlam Tezek Değil Mi

Tarlam tezek değil mi?
Bağrım ezik değil mi?
Şu cihanda gülmedim Bana yazık değil mi?
Nakarat:
Dağlar gazeli Sevdiğim Dünya güzeli
Pencerede kaba kâğıt (kâat)
Ağlanm saat saat Yâri bana verseler
Uyurum rahat rahat!
Nakarat
Bahçelerde kereviz
Biz kereviz yemeyiz
Bize hovarda derler
Biz güzeli severiz
Biz adamı döveriz.
Nakarat


Tabağa Koyarlar Can Alım

Tabağa koyarlar can
Alim kaymağı balı aman
Var odanı döşe can
Alim ibrişim halıyla şalı aman aman
Dudak şekerlenmiş can
Alim neyleyim balı aman
Nakarat:
Can Alim bana darılmış giyer alları şalları aman aman
O civan bana neden küsmüş bağlar karayı siyahı
Bizim bahçede bir çiçek var yaprağı morca aman
Sevdim saramadım can Alim doyunca doyunca aman aman
Ne istersen alayım sana boylu boyunca aman
Nakarat
Bizim bahçede bir çiçek var dallar götürmez aman
Ara yerde bir diken var bülbül öttürmez, öttürmez aman aman
Benim sevdiceğim var kem söz götürmez aman aman
Nakarat


Şimşir Pınarı

Şimşir Pınarı aman aman üstüyüm
Allar giyenin aman aman dostuyum efendim aman
İlişme bana aman aman yaslıyım
Doldur bir şarap benim hâlim pek harap
Şimşir Pınarı aman aman ak mıdır
Göğsünde iman aman aman yok mudur efendim aman
Bize bir buse aman aman çok mudur
Doldur şişeyi yap kaba döşeği
Şimşir Pınarı aman aman açmalı
Üstüne güller aman aman saçmalı efendim aman
Alıp o yâri aman aman kaçmalı


Seller Aldı Değirmenimin Bendini

Seller aldı aman dirmenimin (değirmenim) bendini
Yaktım kül eyledim kendi kendimi gel gel aman
Çok aradım aman bulamadım dengimi
İnan olmaz şu oğlanın (güzelin) sözüne gel gel aman


Sabahın Seher Vaktinde

Sabahın seher vaktinde oturmuş incil okur
Ben o dilden anlamazdım aman sanırım bülbül şakır
Bugün ben yârimi gördüm aman hele dostlar çok şeker
Nakarat:
Yar sefada ben cefada aman hoşunduk yar hoşundu
Ko bir eyyam böyle de gitsin aman hoşunduk yar hoşundu
Sabahın seher vaktinde aman görebilsem yârimi
Gül dalına bülbül konmuş aman çeker âh ü zarını
Elimden almak isterler aman benim nazlı yârimi
Nakarat
Atladım bahçene girdim aman gül kopardım yar için
Açtım yaşmağını baktım aman ak gerdan dostlar için
Sen kimin yârisin civanım aman heryanın oynak niçin
(Üçüncü kıta şöyle de söylenir)
Atladım bahçene girdim aman kara dut parmak gibi
Açtım yaşmağını baktım aman ak gerdan kaymak gibi
Sen kimin yârisin civanım aman her yanın oynak gibi


Sabah Sabah Seyrederken

Sabah sabah seyrederken yalıyı
Aşkım çoktur ver içeyim doluyu
Çok ararsın benim gidi deliyi
Nakarat:
Mihrabımdır çatma da kaşın arası
Meskenimdir gül memelerin arası (kollarının arası)
Sabah sabah ben hocamdan okurdum
Okurdum da bülbül gibi şakırdım
Yar koynunda kuzu gibi yatarım


Püskül Pencereden Uçtu

Püskül pencereden uçtu haydi oğlum (oğlan)
Uçtu da deryaya düştü haydi oğlum
Benim gönlüm sana düştü haydi oğlum
Nakarat
Oğlan oynar döne döne haydi oğlum (yârim oynar döne döne)
Ben kül oldum yana yana
Püskül ipekten yaparlar haydi oğlum
Yapıp da başa takarlar a canım
Güzel olana taparlar haydi oğlum (Güzel yosmaya bakarlar)


Pınar Başının Gülleri

Pınar başının gülleri eşim aman aman
Şak şak öter bülbülleri
O yârin (yârimin) çıtı pıtı dilleri eşim aman aman
Nakarat:
Elimden aldı ya mendili Kol bastı söndüre kandili
Öperken (severken) soldurdu yâri
Sallasana yana kızanım sallasana
Şu ağalara bir göbek sallasana
Nakarat
Pınara vurdum kazmayı eşim aman aman
Hanımlar bağlar yazmayı
Nerden öğrendin gezmeyi eşim aman aman
Nakarat


Melekmisin Hep Yeşiller Giyersin

Melek misin hep yeşiller giyersin ah aman
Cellât mısın tatlı da cana kıyarsın
Çocuk musun el sözüne uyarsın ah aman
Nakarat
Ben gider oldum eller sana eş olsun eş olsun
Ben saramadım saranlara aşk olsun, aşk olsun
Kahpe felek ne durursun karşıma ah aman
Kara kara kuşlar yuva yapar başıma
Henüz girmiş onüç ondört yaşına ah aman
Nakarat


Koyun Beni Yükseklere Yatayım

Koyun beni yükseklere yatayım aman aman
Yatayım da yar semtine bakayım kara gözlüm bakayım
Yar sefada ben cefalar çekeyim aman aman
Çeke çeke yüreğime kan doldu kara gözlüm kan doldu
Aramızda yemin oldu and oldu
Kim görmüştür güzellerin vefasın aman aman
Arif olan sürer dünya sefasın kara gözlüm sefasın


Keten Gömlek Giyer Evlat

Keten gömlek giyer evlât aman teninden nâzik adamyar yar aman
Ak kolun sıkmış be yârim altun bilezik aman aman
Eşine düşmemiş evlât aman kıza pek yazık adam yar yar aman
Nakarat:
Benim yârim has bahçeye girmesin bari aman
Bahçede açılan güller soldurur yâri (aldatır yâri)
Şu karşı sırça da saray yedi bin atlı adam yar yar aman
Saraydan bir kız çıkıyor ah samur saçlı aman aman
Parmağında hatem (1) yüzük cevahir taşlı adam yar yar aman
Nakarat
Bir okka inciden evlât aman kafes isterim adam yar yar aman
Kafesin içinde be yârim bülbül beslerim aman aman
Bülbülün yanında be evlât bir eş isterim adam yar yar aman
Nakarat (1) Matem (hatam) : Mühür, damga, üzerinde bir mühür bulunan yüzük.


Kavak Kavağa Yaslanır

Kavak kavağa yaslanır eşim aman aman
Dalinde (dalında) dalinde bülbül beslenir
Yar küçücükten (küçücük de) uslanır eşim aman aman
Nakarat:
Sen hancı ben yolcu germe de kolların
Gel dola boynuma ellerin
Kavak kavaktan uzundur eşim aman aman
Dalinde dalinde bir top üzümdür
Yar benim iki gözümdür eşim aman aman
Nakarat
Yeni odanın camlan eşim aman ama»
Yanıyor yanıyor tellice mumları
Kız senden umman bunları eşim aman aman
Nakarat


Karadeniz Akmam Diyor

Karadeniz akmam diyor
Ben Tunaya bakmam diyor
Yüzbin Moskof gelmeyince
Osman Paşa korkmam diyor
Narakat:
Olur mu beyler olur mu
İslama zulüm olur mu
Sizi millet düşmanları
Bu Dünya size kalır mı
Ziştavın içinde taşlar
Şimdi asker harbe başlar
Kör olası Damat Paşa Ziştavı Moskofa bağışlar
Nakarat
Plevnenin ardı bayır
Bizlerde kalmadı hayır
Yok olası Damat Paşa
Yaktı bizi cayır cayır
Nakarat


Kara Kuşun Yüksektendir Oyunu

Kara kuşun yüksektendir oyunu aman
Değme bir şahine vermez payını aman
Alamadım şu yosmanın (ben yârimin) huyunu aman
Nakarat:
Kesme hanım kâküllerin merd olur
Ellersarar yar yüreğime dert olur
İstanbula vara gele usandım aman
Ayağıma diken battı gül sandım aman
El oğlunu ben kendime yâr sandım aman
Nakarat


Kaküllerin Taramazsın

Kâküllerin taramazsın
Hiç bir işe, hiç bir işe yaramazsın aman
Sen küçücüksün saramazsın
Nakarat:
Alipaşa basması, Urumeli yosması Sarsak olmaz mı aman
Elliibeşlik altunu o beyaz gerdana Taksak olmaz mı
Kâküllerin uçtadır uçta
Aklımı aldın, fikrimi çaldın bir görüşte aman
Ya hurisin, ya ferişte
Nakarat
Kâküllerin tutam tutam
Arasına arasına güller takam aman
Çok zamandır yalnız yatam
Nakarat
Kâküllerin lüle lüle
Çık karşıma, gir koynuma güle güle
Ben seni aldım bile bile
Nakarat


Kahve Yemenden Gelir

Kahve Yemenden gelir, bülbül çemenden gelir
Ak topuk, beyaz fistan (gerdan), her gün hamamdan gelir
Nakarat:
Ağam yar, paşam yar el duymadan tezce (çabuk) gel
Şıngır şıngır şıngırdatma zillerin
Adam adam aldatır dillerin
Kahve Yemensiz (dumansız) olmaz
Bülbül çemensiz olmaz
Ak topuk, beyaz fistan (gerdan)
Her gün hamamsız (gezmeksiz) olmaz
Nakarat


İpsalada Kol Geziyor

İpsalada kol geziyor aman Arap Binbaşı yandım aman aman
Arap Binbaşı aman aman
Gelene geçene yavrum aman atıyor taşı aman aman
Yâre yolladım be ağalar aman gövdesiz başı yandım aman aman
gövdesiz başı aman aman
Nakarat:
Sana n’oldu kar beyazım (benim yârim) aman ah sana n’oldu
aman aman Sarardı gül benzin soldu ah muma döndü aman aman
Ipsalanın ortasında aman burmalı çeşme yandım aman aman
burmalı çeşme aman aman
Akıtma çeşmeyi yavrum aman bağrımı deşme aman aman
Bize mahpus kaçağı derler aman ardıma düşme yandım aman aman
ardıma düşme aman aman
Nakarat
Ipsalanın ortasında aman ayavalık narlık yandım aman aman
ayvalık narlık aman aman
Yârime yolladım ağalara aman sırmalı yağlık aman aman
Ne güzel işlermiş ağalar aman eline sağlık yandım aman aman
eline sağlık aman aman


Fesleğen Ektim Gül Bitti

Fesleğen ektim gül bitti Dalında bülbüller öttü
Ötme bülbül derdim yetti
Nakarat:
Ben dertliyim kan ağlarım aman aman
Kan ağlanm kara bağlarım aman aman
Her gün ağlanm
Felseğenim ocak ocak
Ne kaçarsın köşe bucak aman aman
Darıldıysan işte kucak
Nakarat
Fesleğen ektim çayıra Şavkı vurmuş kır bayıra
İşimiz dönsün hayıra


Edirne’nin Ardı da Bağlar

Edirnenin ardı da bağlar
Meriç akar mori dankilom sular çağlar
Eşinden ayrılan yanar
Nakarat:
Ay öldün mü mori dankilom duyuldun mu
Hacı oğlu Mestan gibi vuruldun mu
Edirnenin köprüsü taştan
Sen çıkardın mori dankilom beni baştan
Ayırdılar beş kardeşten (kardaştan)
Nakarat
Otluk köyde bozgun verdik
Edirneye aman aman gece geldik
Kaçanlara yolda erdik
Nakarat


Çifte Kuburlarımı Ağalar Çaktım Almadı

Çifte kuburlarımı ağalar çaktım almadı
Dört yanıma baktım ağalar kimse kalmadı aman aman
En küçük kardaştan ağalar imdat olmadı
Nakarat:
Aman vezir oğlu vezir yazık şanına
Genç yaşımda nasıl kıydın tatlı canıma
Kapının önünde ağalar bir binektaşı
Durmuyor akıyor ağalar gözümün yaşı
O yârin uğrunda ağalar keserim başı
Nakarat
Felek çemberini de ağalar deldim de geçtim
Aşkın dolusunu da ağalar kaldırdım içtim
Kelleyi torbaya da ağalar koydum da geçtim
Nakarat


Kızılcıklar Oldu Mu

Kızılcıklar Oldu Mu,
Selelere Doldu Mu Hey.
Gönderdiğim Çoraplar,
Ayağına Oldu Mu.
Mendili Eline,
Mendil Verdim Eline.
Kara Kına Yollamış,
Yar Benim Ellerime.
Kızılcıklar Kırmızı,
Alamadım Su Kızı Hey.
Gerdanında Beni Var,
Sandım Seher Yıldızı.
Mendili Eline,
Mendil Verdim Eline.
Kara Kına Yollamış,
Yar Benim Ellerime.
Tabakası Aynalı,
Su Oğlana Varmalı Hey.
Oğlan Çok Güzel Ama,
Anası Olmamalı.
Mendili Eline,
Mendil Verdim Eline.
Kara Kına Yollamış,
Yar Benim Ellerime.


Kırmızı Gül Al Bayleyor

Kırmızı Gül Al Bayleyor
Al Yanağına Tel Bayleyor
Şimdiki Kızlar Kan Ayleyor
Arzuylan Erzediyor Deli Gönül
Aman Aman Yar Seni
Kırmızı Gülün Alı Var
Hergün Aylersem Yeri Var
Al Yanağında Beni Var (Aman Aman)
Arzuylan Erzediyor Deli Gönül
Aman Aman Yar Seni


Kırmızı Buğday Seç Olur

Kırmızı Buğday Sec Olur
(Ah) Güzeller Güleç Olur
Meyil Verme Güzele
Ayrılması Güç Olur
Harmanda Harar Olur
(Ah) Yüreğim Yanar Durur
Salıverin Gideyim
Sevdiğim Arar Durur


Bahçelerde Börülce

Bahçelerde börülce
Oynar gelin görümce
Oynasınlar bakalım
Bir araya gelince…
Hişt moru yalelelli yar nina nininom
Bahçelerde eğrelti
Oynarlar iki elti
İkisi de bir boyda
Bilinmiyor kıymeti
Hişt moru yalelelli yar nina nininom
Bahçelerde pırasa
Yaprağına kar yağsa
Kızlar kocasız kalsa
Oğlanlara yalvarsa
Hişt moru yalelelli yar nina nininom


Gümbürdesin Evimizin Kuyusu

Gümbürdesin evimizin kuyusu
Yarim güzel ayrılamam doğrusu
Su gelir ulam ulam
İçinde kara yılan
Ne zamansa benimdir,
Beyaz kazaklı oğlan.
Gümbürdesin evimizin kuyusu,
Yarim güzel ayrılamam doğrusu.
Su gelir millendirir,
Çayırı çimlendirir.
Yarimin dudu dilleri,
Dilsizi dillendirir.


Atladım Bahçene Girdim

Atladım bahçene girdim
Gülleri fincan gibi
Gerdanda üç beni var
Her biri mercan gibi.
Sarılalım sarmaşalım
İkimiz bir can gibi
Gel seninle kavledelim
Ya onu sev ya beni
Bir tenhada buluşalım
Ya onun ol ya benim.


Bülbülüm Altın Kafeste

Bülbülüm altın kafeste
Öter aheste aheste
Ötme bülbül yarim hasta
Ah neyleyim şu gönlümü
Hasret kaldım sevdiğime.
Ben sana dayanamam yarim
Ben sana aldanamam
Ben sana güvenemem
Ben sana dayanamam yarim
Ben sana aldanamam.
Bülbülleri har ağlatır
Aşıkları yar ağlatır
Ben feleğe neylemişem
Beni her bahar ağlatır
Ben sana güvenemem yarim.


Arda Boyları

Arda Boylarına Ben Kendim Gittim
Dalgalar Vurdukça Can Teslim Ettim
Uy Uyan Erceb’im Ben Gidiyorum
Şavuklu Dünyayı Terkediyorum
Arda Boylarında Kandiller Yanar
Kandiller Şavgına Şahinler Oynar
Uy Uyan Erceb’im Ben Gidiyorum
Şavuklu Dünyayı Terkediyorum
Arda Boylarında Sarı Karınca
Nerelere Varırım Sabah Olunca
Uy Uyan Erceb’im Ben Gidiyorum
Şavuklu Dünyayı terk ediyorum


Debreli Hasan

Drama köprüsü Hasan dardır geçilmez
Soğuktur suları Hasan bir tas içilmez
At martinini Debreli Hasan dağlar inlesin
Drama mahpusunda Hasan Kara kedi dinlesin
Mezar taşlarını Hasan koyun mu sandın
Adam öldürmeyi Hasan oyun mu sandın
At martinini Debreli Hasan dağlar inlesin
Drama mahpusunda Hasan dostlar dinlesin
Drama köprüsü Hasan dardır daracık
Çok istemem Yanko Corbaci bin beş yüz liracık
At martinini Debreli Hasan dağlar inlesin
Drama mahpusunda Hasan Kara kedi dinlesin
Drama köprüsünü Hasan gece mi geçtin
Ecel şerbetini Hasan ölmeden mi içtin
At martinini Debreli Hasan dağlar inlesin
Drama mahpusunda Hasan dostlar dinlesin