Değirmen ve Su Dolapları

"Üç nehir, bahçelerin etrafında olan yüksek ağaçlar sayesinde güzel akarlar. Ama, bahçeler bunlardan bir içim su almayıp ancak kendi dolaplarının göz yaşlarıyla geçinirler". (Abdurrahman Hibri)

43
Görüntülenme

Değirmen ve Su Dolapları, külliye ünitelerinden olmakla beraber, vakfiye, hamamda olduğu gibi, bunları da gelir kaynağı olarak kaydetmektedir. Şöyle ki:

“Yeni İmaret yakınında adı geçen nehir üzerinde vakıf sahibi sultanın inşa ettirdiği yeni köprü altında iki değirmen ve bir kendi döner dolap…”

Kendi döner” sözünden, değirmeni döndüren dolabın, nehrin akıntı gücü ile döndüğü anlaşılmaktadır. Külliyenin gider bütçesinde, atla çevrilmek suretiyle nehirden diğer ihtiyaçlar için su çeken dolapların da bulunduğunu ve bu iş için kullanılan atların ve dolapların onarımına ödenek konduğu görülmektedir.

Abdurrahman Hibri XVII. yüzyılda, nehirlerden su çeken bu dolaplar hakkında şu genel bilgiyi vermektedir:

“Edirne’nin tüm bahçeleri bu üç nehrin kıyısındadır ki hepsi dört yüz elli adet bahçe olmak üzere bahçıvanlar kethüdası defterinde yazılıdır. Bu sular o bahçelerin etrafında olan yüksek ağaçlar sayesinde güzel akarlar. Ama, bahçeler bunlardan bir içim su almayıp ancak kendi dolaplarının göz yaşlarıyla geçinirler”.

Bundan da, hem külliyenin, hem de bahçelerin su ihtiyaçlarının dolaplarla sağlandığı anlaşılmaktadır.

Edirne Yıllığına Göre:

1894 (Hicri 1309) tarihinde Edirne yıllığında hamam, değirmen ve dolaptan söz edilmekte ve sonunda:
“İmaretin müştemilatı ile hamam harap olmuş ve dârüşşifa ve saire mevcut bulunmamaktadır” denilmektedir ki buradan darüşşifa’nın işlemez ve hamamın da kullanılmaz olduğu anlaşılmaktadır.