Ali Paşa Çarşısı

Tarihi Ali Paşa Çarşısı 1992 yılında çıkan yangın sonucunda kullanılamaz hale gelmiş, 5 yıl sonra ise restore edilerek tekrar hizmete açılmıştır.

15
Görüntülenme

Ali Paşa Çarşısı, 1561 yılında Hersekli Ali Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır.

Bir rivayete göre Kırklareli’nde yapılacak bir camiye gelir temin etmek amacıyla yaptırılmıştır. Yapılmasındaki diğer bir amaç ise kıymetli eşya satan (altın, gümüş vb.) ticaret erbabını bir çatı altında toplamak ve bu ticaret erbabının korunmasını sağlamaktı.

Evliya Çelebi’ye göre her gece yüz adet bekçinin çarşıyı beklemesi de çarşıda satılan eşyaların değerini açıkça kanıtlıyor. Ali Paşa Çarşısı’nın bir özelliği de duvarlarının kırmızı beyaz taştan yapılmış olmasıdır. Burada Türk Bayrağı renk olarak sembolleştirilmiştir.

Günümüzde Edirne’nin ticari hayatı bakımından yerli yabancı turistlerin akınına uğrayan Alipaşa çarşısında 130 tane dükkan ve 6 kapı bulunmaktadır. Günümüzde Ali Paşa Çarşısı’nda altın ve gümüş gibi kıymetli eşya satan ticaret erbabına çok az rastlanmaktadır. Şu anda 2 kuyumcu dükkanı bulunmaktadır. Bugün Ali Paşa’da çok değişik ticaret erbabı mevcuttur.

Lady Montegau, Ali Paşa Çarşısı hakkındaki izlenimlerini şöyle aktarıyordu:

“Çarşının boyu yarım mil, üzeri kubbeli, içi gayet temiz. Üçyüz altmış dükkan var ki, Londra’daki borsa gibi, satılık olarak teşhir edilmiş gayet kıymetli her çeşit mallarla doludur. Fakat Edirne şarşısının kaldırımı Londra’dakinden daha temiz, işsiz güçsüz adamlar burada gezmeye, kahve veyahut şerbet içmeye geliyorlar. Bizim tiyatrolarda olduğu gibi, buralarda da bağırıyorlar. Bu çarşı Ali Paşa tarafından tesis edilmiştir. Onun adını taşıyor fakat fiyatlar pek fazla, çünkü burada hiç fabrika yok”.

Evliya Çelebi ise bu çarşı için şu sözleri söylemiştir:

“Süleyman Han vezirlerinden tabiat ve cömertlik sahibi Alipaşa ve meşhur Mimar Koca Sinan Ağanın binasıdır. Doğrusu bunda dahi var olan kudretini sarf edip “Balıkpazarı” adlı kapı dibinden iğneciler kapısına kadar büyük caddenin iki tarafına koca üstat öyle bir güzel çarşı tarh etmiştir ki vasfı mümkün değil… İki başında muazzam kale kapıları gibi kapılar var ki güya her biri Mısır’ın Babünnasır’ıdır. Ama hakikatte Babünnasır’dan kavi (sağlam) kapılardır.

Burada her gece yüz adet bekçi beklermiş. Zira burada olan hesapsız mal dikkate muhtaçtır. Bu gönül alıcı çarşı kuzeyden güneye olup, bir demir kapıdan diğerine varıncaya kadar tam bin adımdır. Sağ ve solunda üçyüz altmış kepenk dükkânı vardır. Hepsini üstad öyle çırpı ile bina eylemiş ki birbirinden zerre kadar ayrılmaları imkânsızdır. Bunlar sağ ve solunda iki kanat gibi kanat açıp dururlar. Bu çarşının üzerleri hep kasra takı gibi kargir bina olup kurşunludur.

Açılmak için kemerlerin bir demir kapaklı pencereleri vardır. Bekçiler her gece o deliği kaparlar. Burada dahi Anka bezirganları vardır.

“Çarşuyu hüsnü seyrettim seraser Hâce ben / Bir vefâ dükkânı yoktur hep cefâ pazarıdır” beytinden anlaşıldığı gibi çarşı dükkânlarında kıymetli eşyalar çoktur. Fakat gayet pahalıdır.

Bütün kubbeleri baştanbaşa mavi gökyüzü gibi gök kurşun ile örtülü mâmur bir yerdir ki Edirne şehrinin yüzüsuyudur. Kırkbir sene seyahatim esnasında bu hâkir bir diyarda benzerine tesadüf etmedim. Temmuz ayında Bağdad mahzenleri gibi buzpare kesilir bir dinlenecek çarşıdır.”

Ali Paşa Çarşısı 26 Eylül 1992 yılında geçirdiği bir yangınla ne yazık ki tamamen yanmıştır. Çağın gereklerine uygun olarak donatılıp, aslına uygun restore edilmiş ve 25 Kasım 1997 tarihinde tekrar hizmete açılmıştır. Günümüzde yerli yabancı turistlerin ilgisini çekmekle beraber, Edirne’nin ticari hayatına da önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır.