Cephe Çeşmeleri

Bir mahallenin, bir sokağın su ihtiyacını karşılamak üzere hayır sahipleri tarafından yaptırılarak vakfedilen bu küçük çeşmelerden çoğu bir duvara bitişik olarak inşa edilmiş tek bir yüzden ibarettir. Edirne'de bunlara örnek İki Lüleli Çeşme, Hacı Yusuf Çeşmesi gibi pek çok çeşme vardır. Çok yaygın olan bu tip çeşmelere başta İstanbul olmak üzere Osmanlı Devletinin irili ufaklı bütün yerleşim yerlerinde rastlanmaktadır.

76
Görüntülenme

Şair Hayali Çeşmesi

Uzunkaldırım Caddesi’nin güneyinde ve bitimine yakın yerde bulunan bu çeşmenin suyu eski yıllarda iki lüleden aktığı için İki Lüleli Çeşme adını taşır. Çeşmeyi yaptıran kişi ünlü Edirne şairlerinden Hayali’dir.

Çeşme, kesme taştan yapılmış; tek cepheli ve haznelidir. İki niş arasında mermer kitabesi vardır. Orijinal kitabesi yoktur. Var olan 1906 tarihli kitabe Mustafa Bey’in tamir kitabesidir. Cephe eni 3.7 metre, boyu 2.80 metre, kemer eni 1 metre, boyu 1.9 metredir. Hazne örtüsü içten beşik tonozla örtülü, dıştan taştan kesik piramidal çatı ile örtülüdür.

Kitabe şöyledir:
“Edime eşrafından saadetlü Hacı Mustafa Bey’in Validesi Attiye Hanım ve pederi Hüeş Muhammet Efendi Haremi (karisi) Arife, kerimesi Asime ka’in, validesi Hanife, kayınpeder, Abdul-kadir ve mahdumu şehid Hacı Mehmet Nuri Bey’in ruhları için Fatiha”

Türkçesi:
Edirne’nin saygın kişilerinden albay (tuğgeneral da olabilir ya da vezir) rütbesindeki Hacı Mustafa Bey’in annesi Atiye hanım ve babası Hacı Muhammet Efendi ve eşi Arife ve kızı Asime, kayınvalidesi Hanife, kayınpederi Abdulkadir ve oğlu şehit hacı Mehmet Nuri Bey’in ruhları için fatiha.

Abdurrahman bin Seyyid Ali Türbesi Çeşmesi

Abdurrahman Mahallesi, Uzunkaldırım Caddesi Abdurrahman Camii Sokağında bulunmaktadır. 1494 yılında Edirne kadılarından Seyit Ali oğlu Abdurrahman tarafından yaptırılmış olup; yapılış tarihi bilinen en eski çeşme durumundadır.

Tamir kitabesi şöyledir: Merhum Hasan Beyefendi Ruhuçün Mahdumu Nazım (Nazmi) Beyefendi tarafından tamir ve isafe olunmuştur. Sene Hicri 6 Ramazan 1322 (14 Kasım 1904)

Kesme taştan tek cepheli, kemerli, hazneli bir çeşmedir, sivri kemerli niş içinde mermer kitabesi ve altında sonradan yapılan musluk yeri bulunmaktadır. Kemerin kilit taşında kabartma gülce motif vardır. Çeşmenin cephe eni 2.43 metre, boyu 2.25 metredir. Sivri kemerli nişin eni 1.34 metre, boyu 1.75 metre, derinliği 36 santimdir. Hazne örtüsü düzdür.

Yusuf Hoca İlköğretim Okulu Önündeki Çeşme

Edirne valilerinden Hacı Adil Bey’in 1913 yılında yine (başka örneklerde görüldüğü gibi) Kırklareli yolunda küçük yaşta şehit edilen oğlunun anısına yaptırdığı söylenen bu
çeşmenin,

Kitabesinde şu yazı vardır:

Darüliirfan
Hakan-zaman Sultan Mehmet Reşat Han-i hamiş hazretlerinin Devri Celil-i saltanatlarından Edirne Valisi Hacı Adil Beyefendi hazretlerinin me’as hayriyelerine ilaveten ve müceddeten inşa olunmuştur.

Türkçesi:

1. Zamanın hakanı Sultan V. Mehmet Reşat hazretlerinin
2. Büyük saltanatın sırasında Edirne Valisi Hacı Adil Beyefendi hazretlerinin hayırlı güzel eserlerine ek olarak yeniden yapılmıştır.

Bulunduğu yer nedeniyle Yusuf Hoca İlkokulu Çeşmesi olarak da anılan bu tek cepheli çeşme sivri kemerlidir.
Kemer içinde 65+57 m. ebadında mermer kitabesi vardır. Çeşme kare planlıdır. Çatısı betonarmedir. Yalak taşı mermer kurna şeklindedir. Taş cinsi bademli sarı taştır.

Ayşekadın Camii Çeşmesi

Kesme taştan tek cepheli kemersiz ve hazneli bir çeşmedir. Türk klasik üslubunda olan çeşmenin eni 3 metre, boyu 4 metredir. Sivri kemerli nişinin eni 1.62 metre, boyu 2.38 metre, derinliği 53 santimdir. Çeşmenin 7 musluğu vardır.

Kitabesi çeşme duvarındadır:

Sahib-ül hayret (hayrat) hacı musalli (beş vakit namazını kaçırmayan anlamına gelir, isim de olabilir) ol bali-kerem edüp bu ab-ı paki buldu icrayı murad. Böyle bir pakîze olmaz mı kiba eser vere sahibi hayra bari safayı manevi seyran erbabı din zıt bu kalemedip dua. Dediler tarihini hakkari hayri kavi. H.1057 (1647)

Türkçesi:

Hayırlı işler sahibi hacı (beş vakit namazını devamlı kılan ya da adı Musalli olan, tercihi siz yapın) cömert yüreklilik edip bu temiz suyu bulup icra etti (çeşme yaptı) Bu din erbabı zâta, iyilik sahibine hiç olmazsa mânevi neş’e vermez mi ki böyle bir temiz eser (diye) dua yazıp tarihini dediler 1057 “ve canlı olan her şeyi sudan yarattık” “ve onlara Rablerinden temiz bir içecek (verildi)” Ayşekadın Camii Çeşmesi ile Hacı Müslim Çeşmesi sırt sırtadır.

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Çeşmesi

Kesme taştan üç cepheli bir meydan çeşmesidir. Çatısı ahşap ve üzeri alaturka kiremitlidir. Ön cephede, çatı altında yer alan kitabenin iki dar kenarında kıvrımlarından birer bordürü vardır. Niş kemeri sivri olup, kilit taşında kabartma gülce motifi bulunmaktadır.

Nişin içinde mermer ayna taşı ve önünde derin mermer yalağı vardır. Yalağın iki tarafında testi koymaya ve oturmaya yarayan sekiler bulunmaktadır. Mermer taşının üstünde bir sıra kabartma bordürü, alt tarafta kırık kaş kemerinin köşelerinde verev konmuş küçük saksı içinde kabartma sümbül motifleri ortasında gülce ve musluğunun iki yanında servi motifler vardır. Çeşmelerin köşeleri pahalanarak yumuşatılmıştır.

Sağ cephede sivri kemerli bir niş önünde toprağa gömülmüş yalağı ve iki yanında testi yerleri vardır. Muslukları sökülmüştür. Yine aynı cephenin sağ tarafında mermer, küçük bir ayna taşı vardır. Kırık sivri kemer içinde, ortada musluk deliği ve onun üzerinde sivri motifi ile iki yanında küçük saksıdan çıkan karanfil motifleri bulunur. Eski yıllarda çeşmenin sol yanında Gülşeni Dergâhı bulunmaktaydı. Balkan Savaşı günlerinde, bir ara, bu çeşmeye Meriç Nehri’nden su pompalanmıştır.

Bu çeşmeyi Merzifonlu Kara Mustafa Paşa henüz sadrazam kaymakamı iken ve Edirne’de aynı adı taşıyan bir sarayı inşa ettirdiği yıllarda yaptırmıştı. Cumhuriyet döneminde Trakya Yerel Müfettişi Kazım Dirik tarafından onartılmış ve akması sağlanmıştır.

Kitabesinde şunlar yazılıdır:

Cenabı Mustafa Paşayı Ekrem Veziri padişahı mesnet ara Odur pirayebendi şahidi mülk Odur kaim mekamı adil-pira Akıttı Edirne şehrinde bir su Kim itti cür’asm kevser temenna Göründü feyz ismi Mustafadan Medine Edrine ma aznİ zerka Etamallahü ömreh bis-saade Edamallahü ikbahal ve ebka Bimail feyzi min tarihi şeni Gerel-aynü tüsemma selsebila

Türkçesi:

(Meydan ve İskelebaşı Çeşmeleri arasında 10. sırada anılan Yıldırım İbrahim Çeşmesi’ndeki şiire bir-iki mısra eklenmiştir.)

Şerefli, çok cömert Mustafa Paşa Padişah veziri. O makama süs veren güzel mülkün süsbağı odur. Odur adaleti taçlandıran (süsleyen) kaymakam (makam sahibi)
Edirne şehrine bir su akıttı ki Kevser (havuzundan) bir yudum dileğiyle Mustafa (seçilmiş, Peygamberimiz) isminden bereket göründü. Edirne şehrinin suyu gözden esirgensin Allah ona ömür boyu büyüklük ve mutluluk versin Allah onu her zaman kötülüklerden korumaya devam etsin.

Papazoğlu Çeşmesi

Sabuni Mahallesi sınırları içinde, Defterdar Camii ile şimdiki Öğretmenevi arasından inen Tekke Bayırı sokağı üzerindedir.

Kesme taştan tek cepheli, hazneli bir köşe (çatal) çeşmesi iken zamanla evler arasında kalmış ve cephe çeşmesi durumuna gelmiştir. 1938 tarihli kırık bir tamir kitabesi vardır. Cephe eni 3 metre, boyu 4 metredir. Niş kemeri ile ayna taşı yoktur. Önünde taştan yalağı ve iki yanında oturma yerleri vardır. Hazne örtüsü piramidal taş çatılıdır.

Sultan Selim Çeşmesi kalıntıları

Medrese Ali Bey Mahallesi’nde Sarıcapaşa Caddesi sonunda bir meydancıkta ve şimdilerde mahalle muhtarlığı bürosu bulunan noktaya yakın bir yerde yıkılmış ve taşları korunur durumdadır. Yapılış tarihi bilinmemektedir.

Tarihçi Badi Efendi bu çeşmenin Sultan Selim tarafından yaptırıldığını belirtirken; “Soğuk Çeşme adıyla da anılmaktadır” notunu düşmüştür ki, burada belirtilen adres: Karanfiloğlu Soğuk Çeşme Sokak olarak verilmiştir.

Bu durum söz konusu adreste var olan Soğuk Çeşme ile karıştırılma olasılığı yaratır niteliktedir. Kesme taştan tek cepheli olan Sultan Selim Çeşmesi hazneliydi.
Yıkılmadan önce; boyu 2.5 m, eni 3.80 m’ di ve cephesinde sivri kemerli bir nişi bulunmaktaydı. Ayna taşı ve yalağı son durumundan çok önceleri toprak altında kalmıştı.

Atlar Çeşmesi

Edirneliler arasında Fatih’in bu çeşmede atını suladığına inanlar vardır. Oysa 18. yüzyılda yapıldığı sanılan bu çeşmede atlarını sulayanlar dönemin yeniçerileridir.
Nişancı Paşa Mahallesi, Zincirlikuyu Sokak 32 numaralı evin yanında bulunan bu tarihi çeşmeye Ayşekadın’dan Araplar Caddesi’ne girerek ve Kıyık yönündeki yokuşu çıkarak ulaşabilirsiniz.

Atlar Çeşmesi kesme taştan yapılmış tek cepheli bir çeşmedir. Ancak tek cepheli meydan çeşmesi olarak da isimlendirilebilir. Hazne örtüsü düzdür. Cephe eni 4 metre, boyu 3.25 metre, niş kemer eni 1.50 metre, boyu 2.25 metre, derinliği 67 santimdir. Cephede sivri kemerli küçük bir nişi vardır. Niş içinde mermer ayna taşı tahrip edilmiştir. Ayna taşının sağında tas koymak için kemerli küçük bir nişi vardır. Yine; ayna taşının sivri kemeri üstünde karşılıklı lale motifleri bulunur ki bunlar 18. yüzyıla ait motiflerdir. Kemerlerin içinde ortada gülce motifi ile iki tarafında servi motifleri vardır. Yalağı yol altında kalmıştır.

Orta Bayır Çeşmesi

Muradiye Mahallesi Ortabayır Sokaktadır. Kesme taştan tek cepheli hazneli bir çeşmedir. Hazne örtüsü ahşap çatılı ve kiremitle örtülüdür. Çeşmenin eni 2.5 metre, boyu 3 metredir. Niş kemer ve ayna taşı yoktur. Mermer üzerinde 1922 tarihine denk düşen hicri bir tamir kitabesi vardır. Musluğu orijinali olmayıp yerine demir boru takılmıştır. Çeşmenin varlığı ancak özel bir gayretle fark edilebilmektedir.

Hatip Çeşmesi

Meydan Mahallesi Selimiye Camii kuzeyinde Atik Ali Paşa Camii arkasında Hatip Sokak girişinde solda, numara birdedir. Bezirgan Hacı Mehmet Efendi tarafından tamir ettirilen bu çeşmenin kitabesi sökülmüş olup;

Kaynaklara göre kitabe metninde şunlar yazılıdır:

Bezergan el Hac Muhammet Muvaffak idi bu hayratı tamir Harabe müşerrif olmuşken bu çeşme Edüp tamir anı eyledi abad Ola banisi hem tamir edenler , Duhul-i adnar ile şad ab hem şad Çıkıp bir sarı tarihin sana der İçin dil-tesnegan afiyet bad

Türkçesi:

Tüccar Hacı Muhammet Bu hayratı tamiri başardı. Yıkılmaya yüz tutmuşken bu çeşme Onu onarıp imar etti. Yaptırıp onaranlar olsunlar. Sevinçli, suya kanmış ve Cennete gitmiş.

Hatip Çeşmesi kesme taştan, iki cepheli, hazneli bir köşe çeşmesidir. Üzerindeki piramidal çatı yıkıktır. Çeşme cephelerinin eni 3.32 metre, boyu 3.10 metredir. Basık sivri kemerli batı nişinin eni 1.38 metre. Boyu 1.55 metredir. Derinliği 10 santimdir. Ayna taşı kırıktır. Sağ üst kenarda sivri kemerli tas koyma nişi vardır. Güney cephede sivri kemerli nişin eni 1.24 metre, boyu 2.45 metre, derinliği 27 santimdir. Kemer içinde mermerden kırık ayna taşı ve üstünde kitabe yeri bulunmaktadır. Sivri kemerin kilit taşında gülce motifi vardır.

Yahya Bey Çeşmesi

Tophane Bayırı’ndan Kıyık yönüne çıkışta bulunan ve son yol düzenlemesiyle yol ortasında kalan Yahya Bey Çeşmesi 1581 yılında yapılmıştır.

Mimarı’nın Mimar Sinan olduğu sanılan bu çeşmeyi; çeşmenin doğu yakınında aynı adı taşıyan bir de cami sahibi durumundaki Yahya Bey yaptırmıştır. Üçüncü Murat döneminde yaşayan Yahya Bey aynı zamanda ünlü bir şairdi ve divan sahibiydi.

Kitabesinde şunlar yazılıdır:

Çünkü bu ma-i tahuri kıldı Seyyid-i Yahya Bey
Bi nihayet rahmet etsun ana hayy-ı müsean
Vakfedip didi bir eksikle anın tarihini
‘Çeşme-i ab-i hayati canfezayi cavidan

Türkçesi:

Çünkü bu temiz suyu Seyyid Yahya bey yaptı. Sonsuz rahmet etsin ona diri olan ve kendisine sığınılan Allah bir eksik sayıyla onun tarihine vakfederek dedi. Sonsuz cana can katan hayat suyu çeşmesi.

Yahya Bey Çeşmesi kesme taştan, tek cepheli ve hazneli bir çeşmedir. Hazne örtüsü taştan olup, piramidal şekildedir. Cephede kaval silmelerle birbirinden ayrılmış içice üç kademe halinde teşkilatlandırılmıştır. İkinci silme arasında mermer kitabesi vardır. Çeşmede ayna taşı bulunmamaktadır. İki musluk yeri görülse de çeşmenin yarısı toprak altında kaldığı için yalağı görülememektedir.
Taş cinsi bademli sarı taş olan çeşme Vakıflar tarafından 1996’da onarılmıştır.

Necmi Bey Çeşmesi

Edirne Müzesi kurucularından Necmi Bey’e ait, Edirne’nin en eski Türk konağı olarak kabul edilen yerdedir. Bu ev üç katlıydı. Balkan Savaşı’nda iki katı harap olunca yıktırılan evin pek çok eşyası Edirne Müzesi’ne verilmiştir. Bu eşyalar arasında Edirnekâri yüklükler ve tavan göbeği bulunur.

Çeşme duvardadır. Mermer ayna taşındaki kitabe altında karşılıklı servi motifleri bulunur. Çeşmenin yapılış tarihi 1696’dir.

Sülüs yazılı kitabesine şöyle demektedir:

Barek Allah ne saadet ne keramet ona kim yaptı. Bu çeşme an-hüm o cüy-hürnün hakdı yer salih manın Dedi Veli tarihin en güzel düşmüştü bu ayn-i hasanethüsnün(1108)

Türkçesi:

Hayırlı ve bereketli olsun, ne cömertlik, ne mutluluk kim yaptıysa ona(…………….) Güzel, hayırlı işlerin çeşmesine ne güzel tarih düştü, dedi Veli.

Hacılar Ezanı Çeşmesi

Hacılarezanı denilen ve çok görkemli bir kubbeli namazgahın da bulunduğu bu nokta D-100 Karayolu üzerinde, İstanbul’dan Edirne’ye girişte, adeta bir ayrı semt gibi anılır.
Pek çok Edirneli günlük konuşmalarında bu noktayı “Hacılarezanı yakınında, ötesinde veya berisinde” gibi yer tanımları için kullanırdı.

Eski yıllarda hacıların uğurlanıp karşılandığı bir yer olan bu alanda bir kasır (köşk) bulunmaktaydı ve buradaki çeşme de köşke aitti. 1798 yılında Ahmet Ağa adında biri tarafından yaptırılmiştır.

Kitabesinde şunlar yazılıdır:

Barek-Allah bu hayratı La-nazir bi-misal Medhe seza bir kasır bu Çeşmenin ab-zülal Sırrı bu ayn Ahmet Ağa Sarfa layık bunca mal Rızayı haktır meramın İde makbul bi-zeval Dua yerine rastgelmek Cümleye emir mecal Sabit rü-yi tarihini garaib Yok hesapta kil-ü kol Kadbeni 1213(1789)

Türkçesi:

Hayırlı, bereketli olsun bu hayrat
Benzersiz, örneksiz
Övülmeye layık bir kasır (yüksek ve ferah bina) bu çeşmenin suyunun içimi tatlı, güzel, berrak
Bu kaynağın sırrı Ahmet Ağa
Bunca malı sarf etmeye layık
Allah’ın rızasını kazanmaktır gayesi
Yok olmadan kabul edilmiş olsun yerini bulsun herkese işinin fırsatı Sabit’in tarih yüzü tuhaftır, hesapta çok konuşma yoktur Mahzun et beni (H.1213/M.1799).

Hacılarezanı Çeşmesi 1903 yılında Cezzar Mustafa Efendi tarafından onarılmıştır. Onarım kitabesinde; “1903 Cezzar Mustafa Bey ve hamiler Hacer Refzaye Hanım ruhları için elfatiha” yazısı bulunmakta olup mermer kitabeyi yazanın imzası şöyledir:

“Cezr-ül fakir Muham-Imet el-Ref’i el mağfur taşçıbaşızade”

Türkçesi: “Fakirin aslı Muham-Imet el Ref i olup Taşçı|başızade diye anılır.”

Çeşme kesme taştan inşa edilmiştir. Cephesi yukarıdan aşağıya enine iki silme ve tavanla üç bölüme ayrılmıştır.

Sinan Ağa Çeşmesi

Saraçhane’de Beylerbeyi Camii haziresi köşesindedir. Sinanağa tarafından 1699 yılında yaptırılmıştır.
Kesme taştan, dörtgen plan esasına göre hazneli bir yapıdır. Üzeri piramidal külah ile örtülüdür. Üç cephesi ile klasik çeşme formu çizer, cephelerinde sivri kemerli nişleri vardır. Nişlerin içindeki mermer ayna taşları hasar görmüş ve bazı yerleri betonla sıvanmıştır. Her biri değişiktir ve bitkisel bezemeye sahiptir.

Kuzey cephesinde bir ayna taşı ve kitabe yeri boştur.
Doğu nişinin 1 cm’ deki ayna taşı kaş kemerlidir. Kemerin üçgenlerinde birer lale motifi yer almıştır. Kemer içinde ortada gülce (gülbezek) vardır. İki yanda servi ağacı ve onun yanında asma dal ve üzüm salkımları vardır. Üstünde polmetlerden oluşan bir bordur daha olduğu görülür. Yanlarında ayna kaş kemer ve altta ise sivri kemer içicedir. İki kemer arası büyük bir madalyon ve üzüm salkımları doldurmuştur. Madalyonların içi geometrik desenlidir. Kaş kemerin üçgenlerinde birer lale vardır.

Üst taraftaki kitabede: “Ve cealna minel mai Külli Şeyin Hay” ayeti yazılıdır.

Batı nişinde ise yine kaş kemerin üzerinde ayet kitabe görülür. “Ve sakahutn Rab-buhunı Seraba Tahura” ayeti yazılıdır. Kemerin üçgenlerinde birer dal ve karanfiller vardır.

Kemerin içinde de karanfiller ve laleler arasında birer madalyonun içi “C” kıvrımlarından oluşan palmetler ile doldurulmuştur. Cepheleri, saçak altında geçen sivri kemerli küçük nişçilerle doludur. Günümüzde yalnız doğu cephesi kullanılır.

Yelli Burgaz Çeşmesi

Çavuşbey Mahallesi’nde Ağaçpazarı Caddesi sonundadır.
İsmail Ağa tarafından yaptırılmış olup yapılış tarihi bilinmemektedir.

Kesme taştan iki cepheli kare planlı hazneli bir çeşmedir.

Hazne örtü piramidal taş çatılıdır. Tepesinde madeni bir alemi bulunur. Cephelerde birer sivri kemerleri ile nişleri vardır. Niş kemerinin kilit taşında kabartma gülce motifi vardır. Ayna taşı mermer olup musluk yerine demir boru takılmıştır. Cephe eni 4.22 m, boyu; 3.75 m’ dir. Niş eni 1.55 m, boyu; 2.48 m, derinliği 36 cm’dir.

Cephelerin saçakları hafif silmeli olup altında bir sıra hafif niş şeklinde kornişleri vardır.

Ayşe Kadın Camii Yanında Hacı Müslim Çeşmesi

Çeşmenin eni 3metre, boyu 4 metredir. Sivri kemerli nişin eni 1,62 metre, boyu 2,35 metre, derinliği 53 santimdir.
Türk klasik üslubunda olan çeşme Ayşe Kadın Camii yanındadır. Kesme taştan, tek cepheli, hazneli bir cephe çeşmesidir. Sivri kemerli derin nişin etrafı silmelerle kaplanmıştır. Mermer yana taşı yol yapımı esnasında sökülmüştür. Nişin iki yanında tas koyma nişleri önünde yalağı ve iki tarafında oturma yerleri vardır.

Meşalecibaşı Çeşmesi

Kaleiçi semtin de bulunan Manyos karakolunun yanındadır. Kesme taştan inşa edilmiş tek yüzlü bir cephe çeşmesidir. Sivri kemeri yayvan ve kademeli oyulmuştur. Ayna taşı yoktur. Kitabe yeri boş olan bu çeşmenin iki yanında çarkıfelek şeklinde madalyonlar vardır. Ayrıca Niş kemerinin iki yanında iki büyük paye ve bu payeler arasında iri palmet frizi bulunmaktadır.
Bu çeşmelerden başka, Feyzullah Paşa imaret çeşmesi, Lüleli çeşme, Hacı Ali çeşmesi, Çamaşırcılar Sokağı çeşmesi, Kuru Çeşme, Hacı Yusuf çeşmesi, Karanfiloğlu Çarşı Sokak çeşmesi, Köseç Balaban çeşmesi, Kadı Asker Davut Ağa çeşmesi, Küçükpazar çeşmesi, Buçuktepe Mezarlık Sokak çeşmesi, Sarı Camii Hatip Sokak çeşmesi, Nimet Hanım çeşmesi, Bademlik Su Terazisi çeşmesi, Saksağan çeşmesi, Damat çeşmesi, Acı çeşme, Soğuk çeşme, Sinan Ağa Hatun çeşmesi, Kesikbaş çeşmesi, Hasan Efendi Çeşmesi, Şakir Ağa çeşmesi, Fatma Hanım Çeşmesi, Sarı Camii Çeşmesi, Has Fırın çeşmesi, Valide Sultan Çeşmeleride bulunmaktadır.