Balaban Paşa İmareti

19. yüzyıl sonlarına kadar var olduğu bilinen eserden günümüze hiçbir parça ulaşamamıştır.

46
Görüntülenme

Balaban Paşa Edirne’de kendi adı ile anılan mahallede bir cami ve bir de aşevi yaptırmıştır. O dönemde kurulan Edirne mahallelerinin oluşum sistemini göz önüne alınırsa, Balaban Paşa, cami ve aşevini yaptırdıktan sonra o semtte adının verildiği bir mahallenin meydana geldiğini düşünülebilir.

Nitekim 1529 yılı kaydında bu mahallede:

“Der odaha-i Balabanpaşa der civar-ı mahalle-i Alemdaran”
Yani: “Alemdarlar mahallesi yakınında Balaban Paşa odaları mahalesi” şeklinde yazılmıştır. 1989 da bu mahalle Alemdar mahallesi hudutları içinde bulunmaktadır. Mahallenin ve dolayısıyle cami ve aşevinin yeri şimdiki Karaağaç yolunun şehir stadyumu ile Tunca köprüsü arasındaki bölümün sol tarafına düşen kısımdır.

Balabanpaşa imareti için Edirne’nin Üsküdar nahiyesine bağlı Akpınar köyünü gelir olarak vakfetmiştir. Bu vakıf 370 numaralı tapu defterinin 12. sayfasında kayıtlıdır. 16. Asrın ikinci yarısında imaretin geliri Edirne içindeki bâzı dükkân ve diğer gelir kaynakları ile birlikte 38735 akçe tutmaktadır.

Balaban Paşa Gelibolu’da da bir medrese yaptırıp buna da zengin gelir kaynakları vakfetmiştir. Balaban Paşa mescidinin adı, dolaylı olarak bazı vakıf kayıtlarında da geçmektedir ki bunlardan da mescidin yapılış tarihini tespit bakımından faydalanmak olanağı meydana çıkar.

Simavna kadısı oğlu Şeyh Bedreddinin, Edirne’de kurduğu zaviyeye 1412 (H.815) – 1413 (H.816) tarihlerinde yaptığı vakıflar arasında: “Balaban mescidine bitişik olan yerde otuzbeş evlek yer geliri senelik 350 akçeden kiraya verilmiş.” diye vakfa gelir sağlayan bir arsadan söz edilirken arsa hududunun Balaban mescidine bitişik olduğu belirtilmektedir. Balaban Paşa mescidi 1413 yıllarında mevcut imiş. Ahmet Bâdi Efendi, aşevi hakkında:

“Uzun yıllardan beri harap olup binasından eser kalmamıştır. İnşa tarihi 1446 dır.” diyor. Bu tarih Balaban Paşanın ölüm tarihidir. Bâdi Efendi bu konuda dayanaksızdır. Yazar Balaban Paşa camii hakkında: “Hazîresindeki imaret zamanla harap olup arsa kalmıştır. Banisi cami avlusunda gömülüdür. Çatısı ahşaptır. Bir minaresi vardır. Balaban Paşa Enderun’dan yetişip Menteşe ve sonra Tokat Beylerbeyi olmuş ve 1446 (H.850) tarihinde vefat etmiştir. Gelibolu’da bir medrese ve Şam’da bir mescit yaptırmıştır.” demektedir.

Balaban Paşa cami ve aşevini son olarak görüp kaydeden Osman Peremeci: “Ekmekçioğlu Ahmet Paşa köprüsünün sol kıyısında ve şoseye yakın tek kubbeli tek minareli bir camidir. İşgallerde yıkılmış, şimdi yalnız yeri kalmıştır. Banisi olan Balaban Paşanın mezarı da avlusundadır. Taşı varsa da yazıları kazınmıştır.” diye yazmaktadır.

Osman Peremeci Balaban paşa imareti (aşevi) için: “Tunca köprüsü civarında mescidi olan ve kendi de orada gömülü bulunan II. Murat devri beylerinden Balaban Paşanın da Edirne’de bir imareti varmış ki, bu imaret çok eskiden kapanmış, yeri yurt olmuştur. Balaban Paşa 1446 (H.850)’ da öldüğü cihetle imaretinin o tarihten önce yapılmış olması lâzım gelir” demektedir.

Ahmet Bâdi Efendi ‘den ise:

1) Camii ve aşevinin kurulmuş olduğu yer hakkında bir ayrıcalık yoktur.
2) Ahmet Badi Efendi camiyi görüp tarif etmiştir.
3) Balaban Paşanın Şam’da bir mescit yaptırmış olduğu hakkındaki kaydın araştırılması gerekmektedir.
4) Aşevi cami avlusunda olup camiden evvel yıkılmıştır.
5) Camii’nin inşa tarihi yanlışlıkla 1446 yazılmış olmalıdır. Zira bu tarih Balaban Paşanın vefat tarihi olup 1412-1413 yıllarına ait bir vakfiyede Balaban mescidi hudut olarak gösterilmektedir.
6) Badi Efendi, Balaban Paşanın Enderun’dan yetişme olduğundan bahsetmekte ama kaynak göstermemektedir.

Balaban Paşa Camii Ve Aşevinin Üzücü Kaderlerinin Sonu

1920’li yıllarda Balaban Paşa ve hanımının mezar yerleri durmakta ise de baş taşları yok olmuştur. Camii haziresindeki taşlar kaldırım yapımında kullanılmıştır. Edirne Vakıflar Müdürlüğünün aldığı 1 ve 2 Ağustos 1926 tarih ve 246 sayılı kararla camii inşa malzemelerinin enkaz diye satılması kararlaştırılmıştır. (Karar No: 227)

31 Ağustos 1926 da ve 246 numaralı kararla 30 lira bedelle satılmıştır. Arsası 78 numaralı kararla 28 Eylül 1940 tarihinde satışa çıkarılmış, 88 numaralı kararla da 16 Aralık 1940 da metre karesi 23 kuruştan Edirne Belediyesi ambar memuru ve merkez tahsildarı ……. satılmıştır.