Payitaht’ın (Başkent’in) Nefis Eserleri

Osmanlı ve önceki dönemlerden günümüz Edirne'sine ulaşan birçok tarihi eser bulunmakla beraber, bu eserlerden bir çoğu yok olmuş bazıları da yok olmak üzeredir.

21
Görüntülenme

Osmanlı İmparatorluğu’na, 92 yıl boyunca (1361-1453) başkentlik yapan Edirne, İstanbul’un fethedilip yeni başkent olmasından sonra da önemini ve cazibesini yitirmemiştir.

Bir çok Osmanlı padişahının devleti yönettiği merkez konumunda olan bu şehir, Osmanlı’nın Avrupa’ya düzenlediği seferlerde yüzyıllar boyunca bir nevi “üs vazifesi” görmüştür.

Tarih öncesi medeniyetlerden Bizans’a, Roma İmparatorluğu’ndan Osmanlı’ya kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapan Edirne’nin sahip olduğu tarih ve kültür zenginliklerinin kaynağı da bu süreçteki çeşitliliğe dayanmaktadır.

Günümüz Edirne’si açısından baktığımızda ise, tüm bu zenginlikler Edirne’nin önemini ortaya koyar niteliktedir. Üzerinde kurulmuş olan büyük medeniyet yansımalarının günümüze kadar ulaşan mimari ve kültürel izleri, Edirne’nin sahip olduğu bu eşsiz mirasla adeta bir “açık hava müzesi” ve kültür merkezi olduğunu ortaya koymaktadır.

Mescitler, camiler, kiliseler ve sinagoglar; konaklama ve ticari amaçlı olarak yapılan hanlar, kervansaraylar ve çarşılar; çok amaçlı kullanımlar için külliyeler, imaretler köprüler, çeşmeler ve diğer birçok tarihi eserleri ile Edirne adeta tarihe kanıtlar sunan eşi görülmemiş bir medeniyet merkezi konumundadır.