Medreseler

52
Görüntülenme

Selimiye Camii’nin kıble tarafında yer alan iki medresesi vardır. Bunlar ; Dar-ül Hadis,ve Dar-ül Kurra adlarını almaktadırlar. Dar-ül Hadis kuzey tarafta, Dar-ül Kurra güney tarafta, arastanın yanında yer almaktadır.

Evliya Çelebi de Edirne’nin mükemmel medreseleri olduklarından ve devrin en büyük bilginlerinin burada bulunduğundan söz etmektedir.

1569-75 tarihlerinde medreselerde camiyle birlikte yapılmışlardır. Sinan’ın diğer külliyelerindeki medreselere göre sınırlı olarak düzenlenmiş olan buradaki medreselerin orta avlularını basık kemerli revaklar çepeçevre olaşmasına rağmen, medrese odaları yalnız iki yanda yer almakta, dershanelerde odalardan koparılmış bulunmaktadır.

Medreseler bugün oldukça sağlam durumdadır. Edirne İl Yıllığı’nda Darülhadis’in bir süre hapishane olarak kullanıldığı belirtilmektedir, bugün bu kısım Türk İslam eserleri Müzesi olarak kullanılmaktadır.

Selimiye Dar-ül Kurrası tek kubbeli, iki göz revaklı basit bir yapıdır. En kayda değer özelliği camiin önünde ve çarşı kitlesi içinde kaybolmasını önlemek için fevkani yapılarak kubbesinin medrese ve Dar-ül Hadîs dershaneleri kubbeleriyle aynı düzeye yükseltilmiş olmasıdır.

Bu yüzden Dar-ül Kurra’ nın revakına bir döner merdivenle çıkılır. İki yanı kapalı, üst örtüsü ayna tonozlu revakın çifte kemerleri içte tek mermer sütuna, dışta duvarlara oturur. Tuğla hatıllı taş duvarlar dershanenin beden duvarlarında da sürer ve her iki bölümde de profilli saçaklarla bitirilir. Onaltı köşeli alçak ve sağır bir kasnakla kuşaklanan kurşun kaplı kubbe içeride tromplara biner. Dar-ül Kurra’nın kubbesi,medrese ve Dar-ül Hadîsin hafifçe sivri dershane kubbelerinden farklı olarak yarım küre biçiminde yapılmıştır.

Sinan yapısı Dar-ül Kurra’ların sayısı az, bu yapı türü konusunda genellemeler yapmak zordur. Ancak, Selimiye Dar-ül Kurra’sının tek kubbeli ve fevkani kuruluşu Sinan’ın daha önce incelediğimiz iki külliyesindeki mimarî düzenlemeye uygundur.

İstanbul Süleymaniye ve Lüleburgaz Sokollu külliyelerinde Dar-ül Kurra camiin kıble yönünde uzunlamasına ekseni noktalayan yapıdır. Oysa Selimiye’de medreseler camiin doğu ve batısına konmayarak güneyine alınmış, Dar-ül Kurra camiin kapalı ve açık bölümlerinin merkezinden geçen enlemesine eksen üzerine yerleştirilerek değişik bir kitle düzenlemesine gidilmiştir.