Edirne’nin baş tacı: Selimiye Camii

Dünya üzerinde kaç şehir, Selimiye gibi eşsiz bir başyapıtla taçlandırıldı ki?

119
Görüntülenme
Fotoğraf © edirneden.com (2004)

Türk-İslam tarihinin en ihtişamlı yapısı

Heybetiyle herkesi kendine hayran bırakan, teknik üstünlük ve ayrıcalıklarıyla Osmanlı mimarisini göklere çıkaran başyapıt, Edirne silüetindeki hakimiyetini açıkça belli eden ihtişamı kadar kubbesinden minarelerine, süslemelerinden akustiğine kadar sahip olduğu benzersiz özellikleriyle Edirne’nin baştacı…

Dünya mimarlık tarihinin başyapıtları arasında

Mimar Sinan‘ın 80 yaşında yarattığı ve “ustalık eserim “ diye nitelediği yapıt olan Selimiye Camii, Osmanlı-Türk mimarlık tarihinin olduğu kadar, dünya mimarlık tarihinin de baş yapıtları arasında gösterilmektedir.

Fotoğraf © edirneden.com, 2004-2017

Meydan okuyan mimari özellikler

Edirne’nin ve Osmanlı Devleti’nin simgesi olan cami, kentin merkezinde, eskiden Yıldırım Bayezid’in bir sarayının bulunduğu bilinen Sarıbayır ve Kavak Meydanı denilen yerde inşa edilmiştir.

Mimar Sinan, ağzından yazıldığı düşünülen Tezkiretü’l Bünyan adlı eserde cami inşaatının tamamlanmasının ardından Selimiye’ye ilişkin tezkeresinde, “yabancı mimarların Ayasofya’nın kubbesi kadar büyük bir kubbenin İslam dünyasındaki yapılarda olmadığını öne sürerek, övündüklerini, o büyüklükte bir kubbeyi oturtmanın çok güç olduğu ileri sürmelerinin kendini etkilediğini ve çok üzdüğünü ama sonunda Ayasofya’nın kubbesinden daha büyük bir kubbeyi gerçekleştirdiğinden” söz eder…

Kapladığı yer bakımından “en geniş cami”

Çok uzaklardan göze çarpan dört minaresiyle tüm dikkatleri üzerine çeken bu yapı, Mimar Sinan’ın aynı zamanda şehircilikte de uzman olduğunu gösterir. “Kapladığı yer bakımından en geniş cami” olarak mimarlık tarihine geçen Selimiye Camii, yapı olarak 1.575 metrekarelik bir alanı kaplar.

Duvarları kesme taştan yapılmıştır. Duvarlarla çevrili bir avlunun ortasında yer alan cami, yaklaşık 40 metre boyunda, 60 metre eninde bir ibadet yeri ile, buna kuzeyden bitişen, hemen hemen aynı ölçülerde bir şadırvanlı avludan oluşur. Bu avlunun çevresi üstü örtülü, önü açık olan ve revak ya da sundurma denen yapılarla çevrilidir.

İbadet yerine bitişik olan revaklar caminin son cemaat yerini oluşturur. Bu revakları örten kubbeler, öbür revakları örtenlerden daha büyük ve yüksektir. Avlunun ortasında 16 köşeli, üzeri açık bir şadırvan vardır.

Fotoğraf © edirneden.com, 2004-2017

Selimiye’nin kubbesi

Selimiye Camii, içeriden yüksekliği 41,25 metre olan 31,22 metre çapındaki kubbesiyle dikkat çeker. Bu büyük kubbe, 6 metre genişliğindeki kemerlerle birbirine bağlanan ve fil ayağı denen dev sütunlar üzerine oturur. İki tanesi kıble duvarına bitişik olan fil ayaklarının öteki altı tanesi ikişer ikişer doğu, kuzey ve batı duvarlarının önünde yer alır. Böylece ibadet yerinin içinde tek ve büyük kubbeyle birlikte görkemli bir bütünlük sağlanmıştır. Camii içinde ki ses akustiği mükemmeldir.

Selimiye’nin mihrabı

Mihrabın yer aldığı çıkıntılı bölümün üzeri yarım kubbe ile örtülmüştür. Yapıyı kubbenin eteklerindeki 32 küçük pencere ile caminin dört yüzünde yer alan ve üst üste altı sıra oluşturan pencereler aydınlatır.

Selimiye’nin minareleri

Caminin 70,89 metre yüksekliğin şerefeli dört minaresi vardır. Bu minarelerden giriş yönünde bulunan iki tanesinde şerefelere tek merdivenle çıkılır. Öbür iki minarede ise üç şerefeye ayrı ayrı çıkan üç merdiven vardır.

II.Selim, Selimiye Camii’nin bittiğini görememiştir…

Dönemin padişahı II. Selim tarafından Edirne’de inşa ettirilen bu “anıtsal yapı”, 1569-75 yılları arasında tamamlanarak ibadete açılmıştır. 27760 kese akçeye malolan caminin tamamlanmasını, ne yazık ki, inşa fermanını yazan II. Selim ömrü vefa etmediği için görememiştir.