Bezemeler

Eşi benzeri olmayan bezemeler...

13
Görüntülenme

Mimar Sinan’ın yapılarında tasarıma egemen olan akılcılığın bezemeyi baskı altında tuttuğu söylenebilir. Muhtemelen, Sinan’a özgü bezeme şemaları yoktur. Dönemin bütün camilerinde ortak bir bezeme dili ve her tür yapıda örneklerini görebileceğimiz malzeme ve teknikler kullanılmıştır.

Selimiye’de İç yüzey bezemeleri zemin kat pencereleri seviyesinde çini, onun üzerinde kalem işi bezemelerdir. Galeri döşemeleri altında alçı bezeme vardır. Caminin önemli gece aydınlatma öğeleri, muhtemelen Murano’dan getirilmiş olan renkli camlarla yapılmış bezemeli pencereler ve yukarıda sözü edilen katlı cam kandillerdir.

Hünkar mahfilinin kakma kapıları ve pencere kapakları ve özellikle caminin avluya açılan kapısının kündekâri (Eskiden, önemli kapıların, geometrik bir bezeme meydana getirecek şeklide kesilmiş küçük tahta parçaların geçmeli olarak birleştirilmesiyle yapılması tekniği.) işçiliği o çağın ustalarının bütün maharetlerini gösteren ahşap işçiliği örnekleridir. Minber ve kürsülerin geometrik örgü desenli mermer oymaları, müezzin mahfilinin boyalı bezemesi bu seriyi tamamlar. Alçı mukarnas, kubbe altında altyapının düz öğeleri ile kubbe yayları arasında kullanılmıştır.

Giriş taçkapıları ve sütun başlıkları yaygın mukarnas uygulamasının örnekleridir. Hat hem çini kaplamada hem boyalı bezemede uzun frizler (süsleme kuşağı) ve madalyonlar içinde kullanılmıştır. Camii yapımının tamamlanmasından sonra yazılmış olan tüm yazılar, Şemsettin adıyla adlandırılmış olan Ahmet Karahisarinin Manevi oğlu Hasan Çelebinin el yazısıdır.

Selimiye’nin boyalı bezemesi Abdülmecit döneminde tümüyle yenilenmiştir. Fakat 1980’lerde yapılan restorasyonlarda, Sinan döneminden kaldıkları kesin olarak saptanamasa bile klasik karakterde bazı parçalar bulunmuştur. Yazıların büyük bir çoğunluğu, Karahisari Hasan Çelebinin eseri olduğu için daha sonraki dönemlerde de korunmuş olmalıdır.